Mostar, Balkanlar coğrafyasında Bosna Hersek’in tarihi, çok kültürlü, Saray Bosna’dan sonra ikinci önemli şehri. Mostar küçük bir şehir ancak Osmanlı döneminden kalan eserleri, çok kültürlü yapısı, yemyeşil doğası, sıcakkanlı halkı ve lezzetli Boşnak mutfağı ile Türklerin ilgisinin yanında çok milletten turist çekmekte. Mostar adı Boşnakça ve diğer Slav dillerindeki most (köprü) anlamından gelmektedir.

Şehirde Müslüman Türkler, Ortodoks Hırvatlar ve Katolikler uzun yıllar uyum içinde yaşamışlar. Ancak 1992 yılında  yaşanan etnik kökenli çatışmalarla şehir ve Boşnak halkı ağır yaralar aldı. 

Neretva Nehri kıyısına kurulan şehrin son dönemlerde adının daha çok duyulmasında rol oynayan en önemli yapısı şüphesiz Mostar Köprüsü. Özellikle 1992-1995 yılında yaşanan iç savaş sırasında gördüğü hasar nedeni ile bu özel köprünün ne kadar çok tartışıldığını hatırlarız.

Niçin Mostar

    • Ülke henüz Avrupa Birliği’ne girmediği için Türk vatandaşlarına vizesiz.
    • Mostar uzun dönem Osmanlı toprakları olduğundan mimarisi, sokakları, çarşısı, kültürü ile Balkan ülkeleri arasında bize yakın, sıcak gelen bir şehir.
    • Şehir küçük, sevimli, yemyeşil.
    • Başkent Saraybosna’ya İstanbul’dan direk uçulabiliyor.
    • Ülke henüz diğer Avrupa ülkelerine göre daha uygun fiyatlı, henüz Euro kullanımına geçilmemiş.
    • Balkan mutfağı lezzetleri ile bol, çeşitli etler, kebaplar, uygun fiyatlı.

Ulaşım

Mostar Balkanlarda Bosna Hersek Federasyonu’nda Hersek eyaletinin başkenti.

  • Mostar’a Türkiye’den direk uçuş bulunmamakta. Şehirdeki havaalanına sınırlı ülkelerden uçuşlar yapılmakta. Başkent Saraybosna’ya İstanbul’dan THY ve Pegasus Havayolları ile  direk uçulabiliyor. Mostar Saraybosna’nın güneyinde 167 km uzaklıkta, 2,5 saat süren bir karayolu yolculuğu ile ulaşılabilir.
  • Karayolu ile Saray Bosna’dan ulaşımın yanında, vize sorunu olmayanlar için Hırvatistan’ın Dubrovnik şehrinden yol 2,5 saat sürüyor. Her iki şehirden de düzenli otobüs seferleri yapılmakta. Otobüs garajı Mostar merkeze 20 dakika yürüme mesafesinde, garaj ile merkez arasında toplu ulaşım bulunmadığından yürümek istemeyenlere taksi ile ulaşım kalıyor.
  • Saraybosna’dan günde iki kez sabah ve akşam saatlerinde tren seferleri de bulunmakta.

Mostar’ı ziyaret edecekler bu şehrin yanında başkent Saraybosna, Hırvatistan’ın Dubrovnik şehri ve Karadağ Budva, Kotor’u rotalarına ekleyebilirler. Biz kendi arabamız ile çıktığımız Balkan gezimizde Adriyatik kıyılarında Karadağ’da Budva ve Kotor, Hırvatistan’da Dubrovnik’i gezdikten sonra kuzeye Mostar ve Saraybosna’ya rotamızı çevirdik. Kendi arabası veya araba kiralayarak gezenler önce Mostar, Mostar’a ulaşmadan önce aşağıda yazdığım Kraviçe Şelalesi ve Balagay Tekkesi’nden Mostar’a, sonra başkent Saray Bosna’ya ulaşabilirler.

Konaklama

Mostar’da mesafeler yakın olduğu için eski şehir civarında çok sayıda otelde uygun fiyatlarla konaklamak mümkün. Biz Neretva Nehri kıyısında merkeze yakın bir aile işletmesinde konakladık. Temizliği, konumu ve fiyatı ile memnun kaldık. ‘Booking’ ve ‘airbnb’ aracılığı ile seçim size kalmış.

Hangi Mevsim Gidilir

Mostar’da Akdeniz iklimi hakim, ilkbahar, sonbahar ve haziran aylarında daha rahat dolaşılabilir. Temmuz ve ağustos ayları hem çok sıcak hem çok kalabalık olabilir. Kış aylarında rahatça gezebilmek için hava biraz sert gelebilir.

Kısa Tarih

Mostar’da yerleşim tarihi çok eskilere gitmemektedir. Romalılar bir dönem bu topraklarda koloni halinde bulunsa da sürekli yerleşim olmamıştır. Mostar’ın adı ilk kez 1452 yılında bir Dubrovnik belgesinde geçer. Osmanlı İmparatorluğu 15.yy’nın ikinci yarısında Bosna Hersek Bölgesini Osmanlı topraklarına katmasından sonra şehrin stratejik önemi artar. 1878 yılında Avusturya Macaristan İmparatorluğu bölgeyi sınırlarına dahil edene kadar 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kaldı. 1918 yılında Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılması sonrası önce Sırp Hırvat Sloven Krallığı’na sonra Yugoslavya Krallığına bağlandı Mostar. 1945- 1990 yılları arasında Yugoslavya Federe Devleti’nin altı federe devleti arasında olan Bosna Hersek sınırları içinde kaldı. 1992 yılında Yugoslavya’nın dağılması sonrası Bosna Hersek iç savaşında 1992-1995 yıllarında Mostar şehri bombalarla yıkıldı. Şehirden çok sayıda göç oldu. Ancak 2000 yılından sonra şehre Müslüman Boşnaklar ve Hırvatlar yerleşti. Sırpların çoğunluğu şehri terk etti. Bugün nüfusun % 50’sinden fazlası Boşnaklardan oluşmaktadır. 

Gezelim Görelim

Mostar Saraybosna ile Adriyatik kıyısı arasında bir geçiş noktası. Şehir nehrin iki kıyısına kurulmuş, çok geniş bir alana yayılmıyor.

Şehir merkezindeki birçok yer bir günde rahatlıkla gezilebilir. Dubravnik ve Saraybosna’dan günübirlik gezilebilir. Ancak Mostar gezisinde sadece şehir merkezini değil çevreyi de gezmek için en az bir gece konaklanmalı. Biz Dubrovnik’ten erken yola çıktık, yol üzerinde önce Kraviçe Selaleleri’ni, sonrasında yine yol üzerinde Balağay Tekkesi’ni ziyaret ettik. Mostar’a akşam üzeri ulaşıp kısa bir şehir turu sonrası ünlü restoranlarından birinde yerel kebaplarını, yemeklerini tattık. Ertesi gün Mostar’ın tüm gezilecek yerlerini tamamladıktan sonra Saraybosna’ya hareket ettik. Bu bölümde öncelikle şehir merkezini gezelim, sonrasında çevredeki güzelliklerden söz edelim.

Mostar Köprüsü

Mostar’ın simgesi Mostar Köprüsü ile başlıyoruz gezimize. Önce bir sonraki köprüden gece ve gündüz fotoğrafını çekiyoruz bu tarihi de, hikayesi de özel köprünün. Köprü üzerinde yürüyüp, suya atlayanları da izleyeceğiz. 

Mostar Köprüsü’nün gece ve gündüz muhteşem fotolarını bu köprüden bir önceki köprü olan Liman Köprüsü’nden çektik. 1913 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde yapılan köprü doğal olarak Mostar Köprüsü’nün gölgesinde kalıyor. Ancak özellikle gün batımında en güzel köprü fotolarının bu köprüden çekildiğini söylemeliyim.

Neretva Nehri şehri doğu ve batı yönünde ikiye bölüyor. Doğu yakasında müslümanlar, batı yakasında Sırplar ve Hırvatlar yaşamış tarih boyunca.

Mostar köprüsünün yerinde daha önce doğu ve batı kıyısını bağlayan bir tahta köprü bulunuyormuş. Boşnakça adı Stari Most olan köprü 1557-1566 yılları arasında,   Kanuni Sultan döneminde Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından yapılmış. Köprü 30 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde ve 24 metre yüksekliğinde. Bu muhteşem görünüşlü kemerli taş köprü Bosna Hersek’in bağımsızlık savaşında gördüğü hasar ile tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. Tarihi köprü önce Bosnalı Sırpların saldırısına uğramış, 1993 yılında da Hırvatlar tarafından tahrip edilmiş. Bu saldırılarla yıkılan köprü Avrupa Kalkınma Bankası, İtalya, Hollanda, Hırvatistan ve Türkiye’nin desteği ile 2004 yeniden yaptırılmış. Mostar Köprüsü 2005 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yerini almış.

Bu arada Savaş ve Soykırım Müzesi’nde sergilenen Mostar Köprüsü’nün savaşta aldığı hasarın fotosu da içimizi burkuyor.

Mostar Köprüsü her daim kalabalık, şehre gelenlerin öncelikle bu tarihi köprüden geçtikleri açık. Tam köprünün üzerinden geçerken köprüden suya atlayan bir genç gördük. 20 metreden yüksek olan köprüden, nehrin serin sularına atlamak 1600’lü yıllardan kalan bir gelenek imiş. Evlilik çağındaki gençler cesaretlerini göstermek için atlarlarmış bu yüksek köprüden. Günümüzde ise daha çok turistik amaçlı atlayışlar yapılıyormuş. Atlayış yapan genç önce para toplayıp sonra bu gösterisini yapıyor.

Turistler arasından da atlayış yapmak isteyenler köprünün yanındaki Bridge Diver Club’dan eğitim alıp atlayışını gerçekleştirebilmekte ve atlayış yaptığını gösteren sertifikasını da alabiliyor. Ayrıca ağustos sonu eylül başında Red Bull’un Cliff Diving etkinliğinde Mostar Köprüsü’nden atlayışları izleme şansınız da bulunmakta. 2023 yılında etkinlik 9 Eylül’de düzenlenmekte.

Eğri Köprü

Mostar Köprüsü’nün 150 metre kadar ilerisinde Mostar Köprüsü’ne benzer ancak daha küçük boyutlu bir taş köprü karşımıza çıkıyor. Eğri Köprü  Neretva Nehri’ni besleyen Radobolja Deresi üzerinde yapılmış. 1558 yılında tamamlanan köprü Mostar Köprüsü inşa edilmeden önce minyatürü yapılmış gibi düşündürüyor. Restoranların arasında dere üzerindeki köprü bölgeye ayrı bir hava katıyor.

Karagöz Bey Cami

Uzun yıllar Osmanlı toprakları olan Mostar’da doğal olarak karşımıza tarihi camiler de çıkıyor.

Karagöz Bey Cami devasa kubbesi ve minaresi ile Mostar’ın en büyük camisi. Cami Osmanlı döneminde 1558 yılında bir Katolik kilisenin temellerinin üzerine  yapılmış. Cami, medrese, kütüphane ve bahçede bir şadırvan bulunmakta. Caminin içi arabesk boyamalar ve hat sanatı ile süslenmiş. Süslemelerde Arap ve Osmanlı sanatının etkileri görünürken, Bosna ve Hersek’e özgü çiçek, nar, üzüm, selvi gibi motiflerle bezenmiş.

Caminin şehrin her yerinden görünen 35 metre yüksekliğindeki minaresine 94 basamak ile çıkılmakta. Camiye giriş ve minareye çıkış ayrı ayrı ücrete tabi. Biz kapıya yaklaştığımızda kapıdaki görevli genç nereli olduğumuzu sordu. Türk olduğumuzu söyleyince siz müslümansınız ücretsiz girin hatta minareden görüntüyü kaçırmayın diye teklifte bulununca şehrin en yüksek noktasına tırmanmaktan kendimiz alamadık.  Doksan dört basamak çıkmak kolay olmasa da Mostar’ın tümünü ayaklarımızın altında görmek ve fotoğraflarımızı çekmek tüm yorgunluğumuzu unutturdu.

Koski Mehmet Paşa Cami

Koski Mehmet Paşa Camii 1618 yılında inşa edilmiş, tek kubbeli, sade Osmanlı mimarisini yansıtan tarihi bir cami. Camide Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph’in hediye ettiği halılar bulunmakta. Bu caminin minaresinden de Monstar’ın panoramik manzarası güzel bir görüntü sunmakta. Camiye giriş ve minareye çıkış ücretli. Biz sadece kapıdan göz attık. Cami iç savaş sırasında zarar görmüş, 2001 yılında yenilenmiş.

Savaş ve Soykırım Müzesi 1992-1995

Mostar’da birden çok ilginç müze var. Ancak genel olarak şehre sınırlı zaman ayrıldığı için hepsini görmek mümkün olamıyor. Biz gezdiğimiz şehirlerde bir tarih müzesi veya arkeoloji müzesi gezmeyi tercih ediyoruz. Mostar’da ise çok daha ilginç bir o kadar da hüzünlü müzeyi gezdik.

1992-1995 yılları arasında Hırvatların, Müslüman Boşnaklara karşı yaptıkları kıyımları fotoğraflarla, savaş mağdurlarından kalan eşyalarla anlatıldığı müzeden yaşlı gözlerle ayrıldık. Mostar ve Saraybosna’nın acılı öyküsü bu müzelerde ve mezar taşlarında vücut buluyor.

Bakırcılar Çarşısı -Kujundziluk Pazarı

Osmanlı döneminde şehir iki bölüm olarak planlanmış. Çarşı olarak adlandırılan el sanatları ile uğraşan ustaların atölyeleri, dükkanları ve ticari faaliyetlerin yürüdüğü alan ve halkın yaşadığı mahalle olarak. Mostar geniş bir alana yayılan tarihi çarşı sokaklarında dolaşmak, otantik dükkanlardan alışveriş yapmak ve çarşıdaki yine yerel kafelerde oturmak şehir gezimizin bir parçası. Zaten çarşı da eski köprüye ulaşmaya çalışırken karşımıza çıkıyor. Daha çok turistlere yönelik dükkanların bulunduğu çarşıda şehre özgü hediyelik eşyalarınızı seçebilirsiniz.

Tara Kulesi

Mostar Köprüsü’nün iki yanında Tara Kulesi ve Halebiye Kulesi yer almakta. İki kule gözetleme kulesi olarak yapılmış. Tara Kulesi bir dönem hapishane ve mühimmat deposu olarakda kullanılmış. Günümüzde müze olarak kullanılıyor en üstü katından şehir manzarası da seyredilebiliyor. Biz şehri minare tepesinden seyrettiğimiz için Tara Kulesi’ne tırmanma isteği duymadık. Müze tercihimizi Savaş ve Soykırım Müzesi’nden yana kullandığımız için bu müzeye ayıracak zaman bulamadık.

Halebiye Kulesi’nde de İç Savaşta yaşanan acıları fotoğraflayan bir gazetecinin fotoğrafları sergileniyor.

Mostar Barış Çan Kulesi

Barış Çan Kulesi Mostar’ın en yüksek binası 107,2 metre yükekliğinde. Şehrin Hristiyan tarafında bulunan Katolik Kilisesi 1866 yılında Osmanlı döneminde yapılmış. 1992 yılında savaş sırasında yıkılan kilise 2000 yılında tekrar yapılmış.

Tarihi Mostar Evleri

Mostar’da tarihi Osmanlı evlerini ziyaret etmek mümkün. Bu evlerden en eski olanı Mostar Köprüsü’nden de önce 1520 yılında yapılan, Mostar Kadısı Kaytaz’ın evi. Ev Osmanlı döneminde mahkeme binası olarak da kullanılmış. Ayrıca iki Türk evi bulunuyor. Muslibegovic Evi ve Bisçeviç Evi. Biz tarihi bir Türk Evi görme kararlılığı ile Muslibegovic evini arayıp bulduk. Kapıdaki bir görevli binanın otele çevrildiğini, o anda da açık olmadığından içeriye alamayacağını söylediği için ancak dışarıdan fotoğraf çekebildik.

Mostar şehir içi gezimizi güneşli, güzel bir haziran gününde keyifle yaptık. Geniş bir Balkan coğrafyasını kapsayan 15 günlük gezimizde özellikle Mostar bizi hüzünlendirdi. Bir yandan tarihi köprünün yeniden yapılmasına sevinirken, diğer yandan Savaş ve Soykırım Müzesi’nde kayıplardan kalan ve sergilenen objeler, fotolar ve kurşun izleri üzerinde binalar savaşın acılarını hatırlattı.

Kravica Şelalesi

Mostar’ın küçük bir şehir olduğunu ve tüm şehri bir gün içinde gezmenin mümkün olduğunu belirttim yukarıda. Ancak Bosna Hersek ülke gezisinde bizim gibi bu doğa harikası Kravica Şelalesi’ne zaman ayırmanızı öneririm.

Kravica Selalesi’nde 25 metre yükseklikten köpürerek akan bembeyaz sular, döküldükleri yerde zümrüt yeşili doğal bir havuz oluşturuyor. Bu doğal havuzda keyifle yüzenler, tekne ve kano ile gezenler suların keyfini çıkartıyorlar. Şelalenin karşısında oturacak yerlerde sıcak soğuk içeceklerden cevabi köfteye kadar yerel yemekleri tadabiliyoruz. Biz şelalede yüzemesek de yeşilin ve suların verdiği serinlikle şelaleye karşı oturup, bir şeyler atıştırdık.

Bu serinleten cennete yerli halk da turistler de ilgi gösteriyor. Güneyden Mostar’a gelenler uğramadan geçmemeli bu güzelliği. Bu arada Kravica şelalelerine girişin ücretli olduğunu da belirtelim.

Güneyden Dubrovnikten ve Karadağ’dan özel araba ile gelenler için zaten yol üzerinde şelale. Önce Saraybosna’ya uğrayıp sonra Mostar’a gelenler için ise Mostar’dan ulaşılabilecek bir uzaklıkta. Kravice Mostar’a 43 km uzaklıkta ancak yol bir saat sürüyor. Kraviçe Bosna’nın en çok turist çeken yerleri arasında.

Kraviçe’ye ulaşıma gelirsek buraya toplu ulaşım bulunmamakta. Özel araba veya kiralık arabanız yok ise Mostar’dan 35-40 Euro’ya günlük tur alınabilir. Ya da 80-100 Euro’ya taksi tutulabilir. Ancak yalnız seyahat eden gezginler için Mostar’dan otobüs ile Ljubuski ve Citluk’a gidip daha kısa mesafe için taksi tutulabilir.

Balagaj Tekkesi

Balagaj Tekkesi, Neretva Nehri’nin bir kolu olan Buna Nehri’nin kaynağındaki su altı mağarasının yanına kurulmuş tarihi bir tekke. Bektaşi dervişlerin kurucusu olduğu tekke 1520 yılında yapılmış. Bektaşiler bölgede müslümanlığın yayılmasında önemli rol oynamış. Daha sonraki yıllarda değişik tarikatlara hizmet eden tekke içinde ibadethane, türbeler ve misafirhane bulunmakta. Daha önceki yıllarda ücretsiz gezilen tekke ücret karşılığı gezilmekte. Biz türbenin içine girmedik ancak Buna Nehri’nin kenarındaki kafede kahve eşliğinde dik kayalıkların arasından doğan nehrin manzarasını seyre daldık.

Yeme İçme

Mostar’da çok sayıda lezzetli yemeklerini tadabileceğiniz restoranların yanısıra kafe ve barlar da bulunuyor. Biz de kaldığımız gece özel yemeklerini tatmak istedik. Restoranlar turistik bölgede birbirine yakın, fiyatlar makul. Biz evsahibimizin önerisi ile Şadırvan Restoranı tercih ettik.  Kebapların yanı sıra Boşnak dolmasını da tattık. Hem manzarası hem lezzetli yemekleri ile ünlü birkaç restoran ismi yazayım, siz gönlünüze göre seçebilirsiniz. Şadırvan gibi Hindin Han, Lagero, Babilon daha çok tercih edilen restoranlar arasında. Bu arada Boşnak böreklerinin de tadına doyulmadığını belirtmeliyim.

Gece klübü ve kafe arayanlar için de yine manzaralı ve canlı müzikli yerler yine aynı bölgede. Mostar Pub, Spago Pub, Beer Ti&Ja, Black Dog Pub populer yerler arasında sayılıyor.

Mostar küçük bir şehir olduğundan bir gece konaklayarak bir buçuk gün içerisinde çevresi ile birçok yerini görmeye çalıştık. Tabi yapamadıklarımız oldu, Mostar’ın en güzel parkı Zrinjevac Parkı’nı gezemedik.

Son Söz

Balkan gezimizi planlarken sadece Mostar Köprüsü’nü görüp geçeceğimiz bir şehir olarak kafamızda canlandırdığımız Mostar bize çok daha renkli bir resim çizdi. Sıcak, sevimli ve Osmanlı izleri ile yaşayan şehir, çevresi de doğal güzellikleri ile  adım adım gezilecek bir yer.

 

2 COMMENTS

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Yorumunuzu Giiniz
Please enter your name here