Bangkok benim çok sevdiğim ve birkaç kez görme fırsatı bulduğum bir yer. Ama her gidişimde ‘nereye düştüm ben?’ diyorum. Bu sefer de öyle oldu. Şehrin karışıklığı, hızı, karmaşası beni bir an duraklattı. Ama tabii biliyorum; şehirle birlikte hareket edince, şehrin akışına uyum sağlayınca aslında o karmaşanın bir düzeni var. Sakin, ılımlı ve kapsayıcı… Ve tabii büyüleyici. İşte o büyü, tekrar ve tekrar buraya gelme isteğini canlı tutuyor. Bu son diyordum, yakında yine ucuz bilet bakarım…

Bangkok son yıllarda dünyada en çok turist çeken şehir. Öncelikle 18 milyonluk bir şehir için gayet güvenli. Bangkok yargılayan değil kabul eden bir şehir; bu kabul, batı dünyası gibi yabancılayan bakışlarla dolu değil, bu dünyada herkese bir yer var diyen bir anlayışla ilgili. Belki dinden, belki geleneklerden… Ayrıca bambaşka bir kültür; daha sakin, daha ılımlı… Gerçi son yıllarda ülkedeki ayaklanmalar bu sakinliğin bir sınırı olduğunu düşündürüyorsa da, gündelik yaşamın akışında o karmaşanın içinde bir sakinlik, sükunet hakim; tıklım tıklım metrolarda çıt çıkmıyor mesela, çıkıyorsa da ya gereksiz öz güvenli batılıların ya da sınırını bilmez orta doğuluların yaygaraları oluyor. Yemekler harika, hala ucuz, özellikle sokak yemekleri… Doğal güzellikleri parmak ısırtacak cinsten. Esas parmağınızı gece hayatına girdiğinizde ısıracaksınız; neredeyse ne ararsan var havasında, gizlisi saklısı olmadan. Ve alışveriş tutkunları için bir cennet; her bütçeye, her zevke, neredeyse her saatte… Daha ne olsun.
Tayland Kısa Tarihi
Önce Tayland’ın tarihine kısaca göz atalım. Gerçi kelebek etkisi bölge tarihi için pek de geçerli değil. Buralarda olan bitenin etkisinin bölgeyle sınırlı kalmasından mı, yoksa bizler tarihi batının gözüyle görmeye alıştığımızdan mı, Güneydoğu Asya’nın tarihi ile (işte, Fransa’nın İngiltere’nin, sonrasında ABD ve eski SSCB’nin bölgedeki çekişmeleri haricinde) pek ilgilenmeyiz. Ya da ben ilgilenmedim. Ama Tayland’ı anlamak, en azından cadde isimlerinde göreceğiniz kişilerin kim olduğu hakkında üstün körü bir bilgi edinmek için biraz tarih; ilgilisine kısaca…
Bangkok’un başkenti olduğu Tayland, 513.120 km2’lik yüz ölçümüne ve 70 milyon nüfusa sahip. Ülkede Tayların yanında Çin, Khemer, Laos ve Malay kökenli halklar yaşamaktaymış. Resmi dili Tayca olan ülkenin büyük çoğunluğu Budist. Ayrıca İslam ve animizim de görülen inançlardan. Parlamenter monarşi ile yönetilen Tayland’ta 2016 yılından beri Çakri Hanedanı yönetimde.

Bölgede bilinen en eski insan yerleşimi 40000 yıl öncesine gitmekteymiş. İlk uygarlık 6 yy’da hüküm süren Dvaravati Krallığı ve 8 yy’dan itibaren Sumatra kökenli Srivijaya Krallığıymış. 9 yy’dan itibaren Kamboçya merkezli Khemerler idareyi ele almış. 10 yy’dan itibaren de Güney Çin’de bulunan Yunnan kökenli oldukları düşünülen Taylar bölgeye girmeye başlamışlar, 13 yy’da zayıflayan Khemerlerin yerine Tay şehir devletleri geçmiş.

1230’larda kurulan Sukhothai ve Lanna krallıkları en önemli Siyam şehir kentleriymiş. Başkent Sukhothai, 1378’de Ayutthaya Krallığı tarafından işgal edilince başkent de buraya taşınmış. Ayutthaya, 1767’de Myanmar’dan gelen işgalciler tarafından yıkılmış. Ama Chao Tak adında bir komutan yedi ay sonra Ayutthaya’yı geri almış ama başkenti buradan Bangkok sınırlarındaki Thonburi’ye taşımış; kendisi de Taksin adını alıp Thonburi Krallığını kurmuş. Ancak General Chao Phraya Chakri tarafından öldürülmüş, kendisi de I Rama unvanıyla kral olmuş. Başkent ise nehrin doğu kıyısındaki Rattanakosin’e taşınmış ve Bangkok’un temelleri burada atılmış. İktidar bugün de Çakri hanedanlığında olup başta X.Rama bulumaktaymış. Mongkut olarak da bilinen IV.Rama sayesinde bölgedeki kolonileştirilmemiş tek ülke olarak Tayland kalmış; bu kralın hayatı ‘Kral ve Ben’ filmine de konu olmuş. Çulalongkorn olarak bilinen V Rama ülkede batılılaşmayı amaçlamış. Daha sonra kendisi yarı tanrı olarak kabul edilmiş ve bazı tapınaklarda Buda heykellerinin yanına heykeli konmuş. Bu dönemde Tayland’ın, başta Malay adası olmak üzere bazı yerleri Avrupa devletlerine geçmiş ve Tayland bugünkü sınırlarına çekilmiş. Prajadhipok olarak bilinen VII Rama, ülkeyi mutlak monarşiyle yöneten son kral olmuş, 1932’de kansız bir devrimle ülke anayasal monarşiye geçmiş, 1939’da ise ülkenin ismi Siyam yerine Tayland olarak değiştirilmiş. II Dünya Savaşı’nda kısa bir süre Japonya hakimiyetine giren ülkede ünlü Kwai Köprüsünün inşası sırasında yüz binlerce kişi ölmüş. Daha sonra ülkede bir takım askeri darbeler olmuş, bu darbelerin en sonuncusu 2006’da yapılmış. Güncel siyasi hayat, Sarı ve Kırmızı gömlekliler arasındaki iktidar çekişmeleri ile sürmekte. Önceki Kral Bhumibol ve halk tarafından çok sevilen Kraliçe Sikirit’in oğlu Maha Vajiralongkorn son Tayland kralı.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim; Türkiye’de ülkenin kurtarıcısı, cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resimleri, heykellerinin her yerde olmasına laf edenler Tayland’ı görsün; AVM’lerin girişlerinde bile yakın zamanda vefat eden Kraliçe Sikirit’in poz poz dev resimleri var; kendisi ülkenin çağdaşlaşması için çalışmış sevilen bir kişilikmiş.

Yola Çıkmadan
Bangkok’un bir cazibesi de, Tayland’ın vize istememesi. Vize yok ama Tayland’a gitmeden önce mutlaka TDAC formunu doldurup QR kodunun görüntüsünü telefonunuza kaydedin. Yolculuğunuzdan 3 gün önce bu form açılıyor. Ayrıca Tayland’ta turistlerin güvenliğini sağlamak için özel bir polis kuvveti mevcut; ‘Tayland Tourist Police’ olarak arandığında ulaşılabiliyor.

Bangkok’ta her bütçeye uygun konaklama seçenekleri var. Booking, airbnb, hostelworld, hotels.com’ gibi uygulamalar bu konuda geniş yelpazelere sahip. Ayrıca agoda, oyo gibi uygulamalardan otel kıyaslamaları yapılabilir. Benim tavsiyem, oteli Bangkok metrosunun (MTR) mavi hattı üzerindeki duraklardan seçin çünkü görmek isteyeceğiniz yerlerin hemen tümü bu hat üzerinde. Ama mavi metro hattının sky train (BTS) hattı ile kesiştiği noktaları seçerseniz seyahatiniz çok daha kolaylaşacaktır. MTR mavi hat ile BTS hattının kesiştiği noktalar ise Silom/Sala Daeng ve Sukhumwit durakları. Öte yandan Silom ve Sukhunwit, Bangkok gece hayatının en yoğun ve en cüretkar yaşandığı yerler.
Gitmeden veya hava limanına iner inmez yapmanızda fayda olan bir husus da e-sim uygulaması edinmek. Ben seyahat öncesi yapmıştım. Ama hava limanında da esim hattı alabilirsiniz; Ais, Bangkok’ta yoğun kullanılan bir uygulama. Bangkok’taki etkinlikleri takip etmek için klook ve gowabi uygulamaları tercih edilebilir. Ayrıca geziniz boyunca yoğun taksi kullanacaksanız grab veya bolt uygulamalarını indirin; ikisini birden indirip fiyat kıyaslaması da yapabilirsiniz.

Havalimanından çıkmadan önce biraz para bozdurup baht almanız da fayda var ama kurlar hava limanında düşük. Ancak toplu taşıma için nakit baht isteniyor. Ayrıca Bangkok içinde döviz büroları, para bozarken genelde pasaportunuzun aslını da istiyor; gece pazarları bu konuda rahat…
Tayland halkı sakin bir halk; hayatın akışında kavga gürültüye pek rastlanmıyor. Karşısındakine saygılı, edepli. Ama kendi kuralları da var. Örneğin bir Taylının başına dokunmak, büyük saygısızlık olarak kabul ediliyor. Onun için muhabbeti ilerlettiğiniz bir Taylıyla, vay koçum benim diye çok samimi olmamanızı öneririm.
Ulaşım
Bangkok’a yakın havalimanları Don Muang ve Suvarnabhumi, Don Muang daha çok ülke içi seyahatler için kullanılmakta… Tayland dışından Bangkok’a geliyorsanız Suvarnabhumi Havalimanına ineceksiniz.
Suvarnabhumi Havalimanından (BKK) şehir merkezine gelmenin en kolay yolu ARL hattını kullanmak. Havalimanının alt katından her 10-15 dakikada bir kalkan hat, Phaya Thai sky train (BTS) istasyonuna kadar geliyor. Hat üzerinde (Lat Krabang, Ban Tab Chang, Hua Mak, Ramkhamhaeng, Makkasan, Ratchaprarop ve Phya Thai olmak üzere) 6 durak var. Şehir trafiğine girmeden 30 dakikada son istasyona ulaşan hat, sabah 06.00, gece 12.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Eğer metro (MTR) hattına (mavi hat) geçiş yapacaksanız Makkasan durağında inmeniz gerekir. Phai Thai istasyonundan BTS ile istediğiniz bölgeye ulaşabilirsiniz. Biletler, gideceğiniz durağa göre 15-45 baht arasında tutuyor. Biletler, gişelerden alınabileceği gibi bilet makinelerinden de gideceğiniz yeri seçerek temin edebilirsiniz. Ama sadece baht kullanabilirsiniz. Biletler önceden on line olarak da alınabiliyor. Biletler plastik jeton olarak alınıyor ve girişteki turnikeye basıyorsunuz ama atmıyorsunuz. İstasyon çıkışında turnikedeki cebe atıyorsunuz.
Bir diğer seçenek otobüsler ama bu durumda Bangkok trafiğinin insafına kalacaksınız. Hava limanının birinci katındaki S1 hattı durağından kalkan otobüsler 06.00-20.00 saatleri arasında çalışıyor ve biletler 60 baht tutuyor. Sanamluang Otobüs Terminaline kadar giden hat, şehrin merkezinden de geçiyor.
Ayrıca araç kiralayabilir ya da Grab, Bolt gibi uygulamalardan taksi çağırabilirsiniz. Araç kiralayacaksanız, sürücü ehliyeti, uluslararası sürücü izni, pasaport gerekiyor. Taksi ise gideceğiniz yere bağlı olarak 350-500 baht arasında tutuyor.
Bu arada toplu taşıma (MTR ve BTS) çok da ucuz değil. Biz Türkiye’de genelde sabit 40-50 liraya şehrin bir ucundan diğer ucuna giderken, burada bilet fiyatları gideceğiniz durağa göre değişiyor. Bilet otomatları yanında, bulunduğunuz yer ile gideceğiniz yer arasındaki ücreti gösteren panolar mevcut. Ayrıca gişede gideceğiniz durağı söyleyerek de bileti alabilirsiniz. En yakın durak yaklaşık 25 baht tutuyor ( an itibariyle 1 baht yaklaşık 1.40 TL). MTR günlük bilet uygulaması yok ama BTS için günlük bilet fiyatı 150 baht. Eğer zamanınız varsa bir günlük bilet alıp şehri air train ile yukarıdan gezmenizi tavsiye ederim; zaten 2 kollu bir hat. MTR ile yer altından şehrin trafiğine karışmadan istediğiniz yere gidebilirsiniz ama BTS ile hem trafiğe karışmayıp hem de şehri hafif yukarıdan gezmek bir keyif. Ayrıca rabbit card kullanabilirsiniz; çeşitli taşıma seçenekleri içeren kart bazı mekanlarda indirim hakkı da veriyor. Kartı alırken 100 baht kullanım hakkı, 100 baht depozito olmak üzere 200 baht ödüyorsunuz.
Bangkok’ta otobüsler de ulaşım için bir seçenek ama bana fazla karışık geldiği için hiç kullanmadım. Bulunduğunuz yere yakın otobüs durağından geçen hatları öğrenip kullanabilirsiniz. Bangkok’ta ulaşım için keyifli bir tercih de Chao Phraya nehri üzerinde işleyen tekneler… Görülecek yerlere gitmek için turuncu ve mavi bayraklı hatlar en uygunu. Mavi bayraklı hattın günlük sınırsız kullanımı 150 baht; Phra Arthit ile Asiatique arasında hop on hop off mantığıyla işliyor. Kanalda genel olarak Chao Phraya Express Boat hizmet veriyor ama bazı hatlarda Thai Smile Boat da çalışmakta. Chao Phraya Express ile mavi hat ile tek seferlik tur da yapabilirsiniz, ücreti 40 baht (Wat Arun durağında sadece bu hattaki tekneler duruyor); aynı hatta Thai Smile Boat 30 baht alıyor. Chao Phraya Express Boat’ta tek seferlik kullanımlar için değişik hatlar var; Nontaburi- Sathorn durakları arasında işleyen sarı hat 21 baht, aynı hat üzerinde işleyen ekspres tur olan turuncu hat ise 30 baht. Yeşil hat ise Pak Krat-Sathorn arasında işliyor ve ücret mesafeye göre değişiyor. En uzun hat yeşil hat, en turistik olanı mavi hat, en ucuzu sarı hat. Yeşil hat dışındakilerin hepsi Nonthaburi’den başlıyor. Sathorn durağı, Saphan Taksin BTS durağına çok yakın olduğu için şehir ulaşımında kolaylık sağlayabilir.
Ayrıca bazısı konfor ve fiyat olarak daha farklı uzun kuyruklu tekneler var. Bu sayede şehir dışındaki Damnoen Saduak yüzen pazarına gitmeden, merkeze yakın Khongludmayom Yüzen Pazar, Taung Chan Yüzen Pazar, Orkide Pazarı, Balık çiftliği, Wat Arun, Asiatique gibi yerleri görebilirsiniz. Genel olarak 1 saatliği 1500 baht, 1.5 saatliği 2000 baht, 2 saatliği 2500 baht tutuyor. Bunun yanında şehri karadan da yorulmadan hop on hop off otobüsüyle (Elephant) gezebilirsiniz. 16 durağı olan bu servisin bir günlük ücreti 800 baht, iki günlüğü 900 baht, üç günlüğü ise 1000 baht civarında.
Gezilecek Yerler
Bangkokçok farklı bir kültürün, uygarlığın izlerini taşımakta, onun için neredeyse her şey ilginç geliyor. Şehir bir çok inanca ait tapınaklara ev sahipliği yapmakta; 400 Budist tapınağı, 55 cami, 10 kilise, 2 Hindu tapınağı, 2 sinagog, 1 sikh gurudwara mevcut. Elbette bunların çoğu gezginler için görülmesi gereken yerler değil. Daha çok Bangkok’un simgesi olan, şehrin tarihinde iz bırakan, şehir kültür ve sanat geçmişine ışık tutan noktaları tercih ettim. Ayrıca sadece Bangkok içindeki noktaları ele aldım.
Wat Pho (Wat Phra Chetuphon Wimon Manglaram Ratchawara Mahawihon)

Tayland’daki kraliyet tapınaklarının en önemlisi sayılan ve birinci sınıf kraliyet tapınağı olan Wat Pho, daha önce aynı yerde bulunan bir tapınağın yerine Kral I Rama tarafından yaptırılmış olup Kraliyet Sarayına çok yakın bir konumda Maha Rat Caddesinde yer almakta. Tapınağın en dikkat çeken yeri, Kral III Rama tarafından yaptırılan 43 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğindeki altın kaplama olan Yatan Buda heykeli. Yatan Buda, Buda’nın ölümden önce hasta halde uzanıp nirvanaya geçişini temsil ediyormuş. Buda’nın ayak tabanları ise 3 metre yüksekliğinde, 4,5 metre eninde olup sedef kakma ile süslenmiş, 108 uğurlu sembol ile işlenmiştir. Koridordaki 108 bronz kase de Buda’nın 108 hayırlı halini temsil etmekteymiş; bu kaselere para atılmasının şans getirdiğine inanılıyormuş. Yatan Buda’nın bina duvarları ise ince işçilikle süslenmiş. Tapınağa girişte yapının koridorları, heykel kaideleri muhteşem cam mozaikle süslenmiş Buda’nın türlü hallerini temsil eden onlarca Buda heykeli ile donatılmış. Yapı kompleksinde Chakri hanedanının ilk dört kralına adanmış porselen ve cam işlemeleriyle süslü 4 adet stupa bulunuyor. Ayrıca tapınak odalarında ayakta duran, oturan budalar da görülebilir. Öte yandan I Rama’nın külleri de burada muhafaza ediliyormuş. Burası aynı zamanda geleneksel Tay masajı ve tıbbının doğduğu yer olarak kabul edilmekteymiş meditasyon tekniğinin eğitiminin verildiği bir yermiş ve Tayland’ın ilk üniversitesi olarak kabul edilmekteymiş. Tapınak 08.00-19.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş ise 300 baht. Buraya MTR mavi hat ile gelebilirsiniz; Sanam Chai durağında inip birinci çıkıştan çıkıp yürüyeceksiniz. Ayrıca Tha Chang veya Wat Pho iskelelerini kullanarak tekne ile de gelebilirsiniz.
Wat Pho’nun hemen hemen karşısında yer alan Davul Kulesi, 1782’de Kral I Rama tarafından yaptırılmış ve üç katlı binanın her katında bir davul bulunmaktaymış. İlk kattaki davul şafak ve akşam saatlerini, ikinci kattaki davul yangını, üçüncü kattaki davul düşman saldırılarını haber veriyormuş. Önünden geçerken bakmak için…
Wat Pho’ya gelmişken Wat Ratchabophit’e de uğrayabilirsiniz. 1869’da Kral V Rama tarafından yaptırılmış Tapınağın içinde altın renginde domuz heykeli var; Rama V, domuz yılında doğmuş eşlerinden biri içinmiş. Dışı Tay, içi Avrupai tarzda olan Tapınak, 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz.
Wat Phra Kaeo (Wat Phra Sirattana Satsadaram) ve Büyük Saray
Zümrüt Buda olarak bilinen Wat Phra Kaeo, Büyük Saray içinde yer alıyor ve şehrin en kutsal tapınaklarından biri olarak kabul edilmekte. 9 metrelik bir kaidenin üzerinde bağdaş kurmuş şekilde yapılan Buda, 66 cm boyunda; zümrüt olarak bilinse de aslında yekpare yeşim taşından yapılmış, üzeri altın ve elmaslarla süslenmiş. Zümrüt Buda, 1778’de Ayutthaya düşüp Kral Taksin Thonburi’yi yeni başkent olarak düzenlerken bugün Laos’ta bulunan Viantiane’den getirtilmiş ve Wat Arun’a yerleştirilmiş. Kral I Rama tarafından Büyük Saray yapılınca da 1784’te buraya nakledilmiş. Tapınak bütünlüğü içinde ziyarete kapalı olan, sedef ve gümüşle süslenmiş Phra Monfop, kutsal Budist yazmalarnın muhaza edildiği yer. Prasat Phra Bidon, Phra Si Ratana pagodaları da alanı süslemekte. Zümrüt Buda’nın altın giysileri mevsimlikmiş ve mevsime göre yılda 3 defa değiştiriliyormuş. Bu giysiler 1996’da eskilerini örnek alınarak yenilenmiş; eski kreasyonları görmek isterseniz onlar da sergilenmekte. Tapınak çevresi ise Çin mitolojisi izlerini taşıyan koruyucu melek ve aslan figürleri bulunmakta.
Zümrüt Buda’nın içinde bulunduğu Büyük Saray ise, Kral I Rama döneminde 1782’de yapımına başlanmış, 1785’te tamamlanmış; yüzyıllarca hanedanın malikanesi olarak kullanılmış, 1932’ye kadar hükümetin ana binası ve Tayland’ın dini merkezi olmuş. Sarayın içi gezilemiyor ama onun yerine Kraliçe Sikirit’in giysilerinin sergilendiği müzeyi görebilirsiniz.
Saray ve Tapınak 08.30-16.30 arası ziyaret edilebilir; giriş 500 baht. Ancak yukarıda sayılan yerler dışında aynı biletle 7 gün içinde kullanılmak üzere Chalermkung Thai Tiyatrosunda klasik tai maskeli gösterisini seyredebilirsiniz, ayrıca Ayutthaya’da Kon Kord’taki Kraliçe Sikirit Enstitüsü uzmanlarınca hazırlanan ürünlerini içeren Krallık Sanat Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Kraliyet Sarayı ve Zümrüt Buda’yı ziyaret için Wat Pho’ya (Yatan Buda Tapınağı) kullandığınız rotayı kullanabilirsiniz.
Wat Arun Ratchawararam Ratchawararamwihan
Chao Phraya nehri kıyısındaki bu tapınak, renkli seramikler, tropikal deniz kabuklarıyla süslü parıldayan kuleleri ile Bangkok’un en ikonik yapılarından olup birinci dereceden kraliyet tapınağı, ayrıca gün batımını seyretmek için en güzel noktalardan biri. İsmini Hindu tanrısı Aruna’dan alan tapınağın ana çedisi 82 metre, eni 234 metre olup, Ayutthaya Krallığı dönemine ait binlerce porselenle süslenmiş. Bir süre Zümrüt Buda’ya ev sahipliği yapan tapınak, aslında Ayutthaya döneminden beri varmış ancak Kral Krung, Thonburi döneminde burayı birinci dereceden bir tapınak olarak dönüştürmüş; Kral II Rama döneminde tadilat geçirmiş, III.Rama ana kulesini bugünkü haline getirmiş. Bugünkü ismini ise Kral IV Rama döneminde almış. 1851’de tamamlanan Ana kule, Hindu kozmolojisi’ne göre evrenin merkezi kabul edilen Meru Dağı’nı sembolize ediyormuş. Çevresindeki kuleler ise, rüzgar tanrısı Phra Phai’ye adanmış. Kulenin tepesinde Şiva’nın yedi uçlu, üç dişli mızrak var. İkinci terasta üç başlı fil olan Erawan’a binen Hindu tanrısı Indras’nın heykelleri var. Tabanda ise eski Çin askerleri figürleri bulunuyor. Ayai bölgesinde Arun Amarin Yolu üzerindeki Tapınak, 08.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor ve giriş 200 baht. Buraya MTR mavi hattaki Isaraphap durağında inip yürüyebilirsiniz. Ya da mavi hat üzerindeki Sanam Chai’de inip oradan Tha Tien iskelesinden karşıya geçebilirsiniz, tekne ücreti 5 baht ama burası turistik teknelerinde yoğun olarak kullandığı için tekneleri karıştırmayın, yoksa bir seferlik tur parasını alabilirler.
Ulusal Müze
Bana göre Bangkok’ta görülmesi gereken en önemli yerlerden biri; nedense gezi yazılarında kendisine pek itibar edilmemiş. Ancak paleolitik çağdan yakın tarihe kadar Tayland’ın geçirdiği aşamalar, tarihi, kültürü, sanatı hakkında fikir edinebileceğiniz muhteşem bir yer burası. Hemen Büyük Saray’ın karşısı gibi. Yani Büyük Saray ile aynı rota kullanılarak gelinebilir.
Ulusal Müze, ön saray olarak adlandırılan Wang Na’da kurulmuş. Burası 1782’de Bangkok’un yapılandırılması sırasında, Bangkok’un ilk beş valisinin kullanımı için yapılmış. 1887’de Kral V Rama döneminde burada, Büyük Saray’dan getirilen objelerin sergilenmeye başlanmış. Bu yeni yapılanma, Issara Winitchai Taht Odası, Siweamokkhaphiman Taht Odası ve Phutthaisawan mabedini de içermekteymiş. 1926’da Kral VII Rama döneminde, Ulusal Müze olarak açılışı yapılmış. 1932’de mutlak monarşiden anayasal monarşiye geçildiği sırada Kültür Bakanlığı bünyesinde Güzel Sanatlar Departmanı kurulunca, Müze buraya bağlanmış ve resmi olarak Ulusal Müze olarak kabul edilmiş. 1967’de ek binalar ile yapı zenginleştirilmiş.
Ana Saray binası olan Phra Wiman’da kraliyet tahtırevan ve arabaları, kıyafetler, müzik aletleri, ev eşyaları, seramikler, ahşap işlemeler, geleneksel silahlar ve rahip eşyaları yer alıyor. Maha Surasinghanat ve Praphat Phiphitthaphan yapılarında, tarih öncesi dönemlerden başlayıp Tayland’ta etkili olan uygarlıkların (Dvaravati, Srivijava, Lopburi-Kimer, Lanna, Sukhothai, Ayutthaya, Thonburi, Rattanakosin) tarihine ve sanatına ışık tutacak objeler sergileniyor. Kırmızı Ev’de tik ağacından yapılma geleneksel Tay evini görebilirsiniz. Phutthaisawan Tapınağında duvar süslemeleri ve Buda heykeli öne çıkıyor. Issaret Rachanuson’da Kral Pin Klao’nın Avrupa tarzındaki konutu var. Nukit Ratchaborihan’da Çin esintili mimari ve duvar süslemeleri görülebilir. Genel Valilerin malikanesi olarak kullanılan Phra Wiman giyim kuşam , Tay tiyatrosu malzemeleri ve müzik aletleri, ev eşyaları, kraliyet seramikleri, metal işlemeler, ahşap işlemeler, sedef işlemeler, geleneksel silahlar tekstil ürünleri görülebilir. Yalnız koca Müze’de diğer yerler açıkken, Budist rahiplerin törensel malzemelerine ayrılmış olan 613 numaralı oda öğle tatili sırasında kapalıydı; ilgiliyseniz gezinizi bu saatlere göre ayarlayın. Maha Surasinghanat ve Praphat Phiphitthaphan binalarına tekabül eden 5 ve 6 numaralı kısımlar ise Tayland’taki uygarlıkların sanatını içeriyor. Müze, çarşamba-pazar günlerinde 09.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Giriş 240 baht.
Ulusal Müze’nin hemen arkasında ise resim ve sanat müzesi olan National Gallery bulunuyor. Bu Müze Çarşamba-Pazar günlerinde 09.00-16.00 saatleri arasında açık, giriş 200 baht. Müze’nin yanında ise Milli Savunma Bakanlığı bulunmakta; hem binası hem silah sergisi görülebilir.
Bu bölge görülecek yerler açısından çok zengin. Buraya gelmişken uğrayacağınız bir nokta ise, San Lak Muang (City Pillar Shrine) olarak bilinen tapınak. Tayland’ın en eski ve kutsal yerlerinden olan bu tapınak, içindeki koruyucu ve kutsal kabul edilen sütunlardan dolayı önemli. Akasya ağacından yapılan sütunun boyu 270 cm olmakla beraber 200 cm lik kısmı da toprağa gömülüymüş. Kral I Rama tarafından 1782’lerde yaptırılan tapınak, halkın dualar edip dileklerinin kabul edilmesi için çiçek, meyve, baharatlar adadığı bir yer. 06.30-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz.

Wat Traimit Wittayaram
Altın Buda Tapınağı olarak bilinen yerde, 5.5 ton ağırlığında yekpare 18 ayar altından yapılmış Buda heykeli bulunmakta. 1955’te liman çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan heykelin 13-15.yy’a Sukhothai dönemine ait olduğu düşünülüyor. Burmalıların akınlarından gizlemek için sıva ile kaplanmış ve yüzyıllarca böylece korunmuş. Ana heykelin önündeki küçük heykel, inananların dileklerinin kabulü için konmuş. Tapınak kapısındaki ince altın yapraklar, dileğiniz neyse,ona göre belli bir yere yapıştırılıyor; akıl açıklığı için başa, para isteyenler eline, seyahat isteyenler ayaklarına; olur olmaz dileklerle Buda’nın orasını burasını kurcalamıyoruz tabii… Ayrıca burada Altın Buda’nın ve Çin Mahallesinin tarihi ile ilgili bir müze de mevcut. MTR mavi hat ile Hua Lamphong durağında inip 3 nolu çıkıştan çıkarak 450 metre yürüyeceksiniz. Şehir manzarası da görülebilir. Giriş 100 baht. 08.00-17.00 arasında ziyarete açık.
Wat Saket Ratcha Wora Mahawihan
Tarihi Rattanakosin dönemine uzanan ve Altın Tepe olarak bilinen bu tapınak, Tay kültürü, sanatı ve Budist geleneğin önemli bir sembolü. Aslında burada Ayutthaya dönemine ait birinci dereceden kraliyet tapınağı varmış ve o dönemde ismi Wat Sakae imiş. Kral I Rama burayı yeniden inşa edip adını Wat Saket olarak değiştirmiş.
Bu yapay tepenin yapımına, Kral III Rama zamanında başlanmış ve Kral V Rama zamanında tamamlanmış. Dini ritüellerde kullanılan davullar, çanlarla çevrili 320 basamaklı merdivenle çıkılan 77 metre yükseklikteki teras sizi muhtelif hallerde resmedilmiş budaların olduğu salona yönlendirecek. Ayrıca nefis bir manzaraya sahip terasın ortasında bulunan 58 metre yüksekliğindeki altın çedi, Hindistan’dan getirilen Buda’nın kalıntılarına da ev sahipliği yapıyormuş. Bu çedi, Kral IV Rama tarafından Ayutthaya’daki Altın Tepe örnek alınarak yapılmış. Çevrede ise ziyaret edilecek başka önemli noktalar da var. Afganistan’dan getirilmiş 2000 yıllık deriye, ağaç kabuğuna, metale yazılmış Budist yazıtları, 700 yıllık Sukhothai döneminden kalma bronz Buda, meditasyon durumundaki Buda heykeli, Rattanakosin döneminden kalan ve önceden kara Buda olarak bilinen ama sonra altın rengine dönüştürülen Luang Pho Dam, Şans getirmesi için hediyeler verilen Luang Pho To gibi…07.00-19.00 saatleri arasında açık ve giriş 100 baht. MTR mavi hatta Sam Yot durağında inerek ulaşabilirsiniz. Aradaki mesafe için tuktuk 100 baht.
Wat Paknam Phasi Charoen
Wat Paknam Phasi Charoen, Phasi Charoen bölgesinde Chao Phraya Nehri kıyısında bulunan üçüncü sınıf bir kraliyet tapınağı. Ada şeklinde 32000 metre karelik alana yayılan ve birçok binadan oluşan tapınak, Ayutthaya döneminde 1610’da inşa edilmiş. Burası önceleri mütevazı bir tapınak iken meditasyon ustası Luang Pu Sodh Candasaro sayesinde üne kavuşmuş. Tepesinde Maharatchamongkhon adı verilen stupa önemli. Stupanın önünde 64 metre yüksekliğinde Buda heykeli bulunmakta. Bu tapınak Dhammakaya hareketinin kökeninde yer alan Mahayana Nikaya cemaatine aitmiş. Budist rahibelerden Mae Chi Chandra Khonnokyoong, daha sonra kurduğu Wat Phra Dhammakaya’dan önce burada yaşamış. Şehire uzak olan bu tapınak, yeşillikler, su kanalları, havuzlarla süslü, adeta bir huzur yeri. Tapınak, inananlardan eğitim değeri olan ikinci el eşyalarını istemiş ve gelen eşyalarla Tay yaşamına ışık tutan güzel bir müze ortaya çıkmış. Yapılar arasında 80 metre yüksekliğindeki, 5 katlı, 12 kenarlı Maharatchamongkhon stupası görmeye değer. Stupanın içindeki neon renkli kubbe ziyaretçilerin gözlerini alıyor. Burada kutsal emanetler, bir sürü Buda heykeli, önemli keşişlerin heykelleri sergilenmekte. Buraya MTR Mavi hat ile gelebilirsiniz; Bang Phai durağında inip 1. çıkıştan çıkacak ve biraz yürüyeceksiniz. Ayrıca burası uzun kuyruklu teknelerin rotası üzerinde. Tha Chang veya Sathorn iskelelerinden de buraya ulaşabilirsiniz. Tapınak, 06.00-20.00 saatleri arasında açık ve giriş ücretsiz.
Wat Suthat Thepwararam
Tayland’ta ender bulunan Ratchaworamahawihan tarzındaki birinci dereceden kraliyet tapınağı olan Wat Suthat, 40000 m2’lik bir alanı kapsıyormuş. 1807’de Kral I Rama tarafından başlatılan ancak 1848’de tamamlanan Wat Suthat’ın ana bölümdeki Sukhothai’den getirilen 8 metrelik Phra Phutta Si Sakyamun, Tayland’ta Sukhothai döneminden kalma en büyük antik bronz Buda heykeliymiş. Tapınak ismini, Tanrı Indra’nın kutsal şehri Suthat Nakhon’dan almış ve ana bölümde de bu şehrin bulunduğu ve kozmik evrenin merkezi olarak kabul edilen Meru Dağı tasvir edilmişt. Yapıda 28 tane Çin çedisi mevcut; Theravada’nın 28 budasına atfen yapılmış. Ayrıca burada Phra Phuttha Trikolachet ve Phra Buddha Setthamuni de görülebilir. Bu tapınak, Kral 8.Rama’nın küllerine de ev sahipliği yaptığı için onun adıyla da anılmakta. Hemen önünde Sao Ching Cha olarak adlandırılan Büyük Salıncak olan Tapınak, Phra Nakhon’da Bamrung Muerang Caddesi üzerinde bulunuyor; 08.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş 100 baht. Burası Büyük Saray’a yürüme mesafesinde. Ancak 10, 12, 19, 35, 42 numaralı otobüslerle de gelebilirsiniz. MTR kullanacaksanız mavi hatta Sam Yot durağında ineceksiniz.

Tapınağın hemen önündeki Sao Ching Cha (Büyük Salıncak) 21 metre yüksekliğinde ve tik ağacından yapılmış. Salıncak, 1784’te Kral I Rama tarafından Şiva’nın yeryüzüne inişi ile ilgili Brahman merasimleri için yapılmış. Salıncakla sallanarak yüksekte asılı bir torba altını almak şeklinde gerçekleşen törenlerde sakatlanmalar olunca 1935’te törenler sona ermiş. Ama salıncak ayakları hala görülebilir. Buraya Wat Suthat‘a gelir gibi aynı yolla gelinebilir. Metro çıkışında Bamrung Mueang, Dinso ve Unakan Caddelerinden geçeceksiniz. Bu yol, şehrin tarihi havasını yansıttığı gibi, yiyecek ve geleneksel Thai ürünleri, dini törensel malzemelerin de bulunduğu bir bölge.
Wat Mangkon Kamalawat
Chinatown’da bulunan ve Bangkok’un en önemli Çin mabedi olan Tapınak, Charoen Krung Caddesi üzerinde. Tapınak, 1781’de yapılmış ve Çin mimarisinin öne çıktığı bir yapı. Mahayana Budizm okulu olarak da hizmet veriyormuş. Bu bölgede Leng Buai Ia Shrine’da bulunuyor. Buraya MTR mavi hat ile gelebilirsiniz, Wat Mangkon durağında ineceksiniz. 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz.
Wat Mahathat Yuvarat Rangsarit Ratchaworamahawiha
Kral I Rama tarafından yaptırılan ve Büyük Saray’ın hemen yanındaki bu Tapınak, aynı zamanda Budizm çalışmalarının yürütüldüğü Maha Chulalongkorn Üniversitesi’ne de ev sahipliği yapmaktaymış. Kraliyet törenlerinde ve cenazelerinde kullanılıyormuş. 07.30-18.00 arasında ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz.
Wat Ratchaburana Ratchaworawihan (Wat Liap)

Geç Ayutthaya döneminde Çinli bir tüccar tarafından kurulan tapınağın, yeşil stuppası Khemer tarzında, ana yapı ise Ayutthaya ve Rattanakosin uygarlıklarının izlerini taşımaktaymış. Burası Kral II ve III Rama dönemlerinde Üst Patriklik konutuymuş, bazı önemli keşişler hayatını burada geçirmiş. Ben gittiğimde restorasyondaydı, içindeki meşhur duvar süslemelerini göremedim ama genelde 08.00-17.00 saatleri arasında gezilebiliyor. MTR mavi hatta Sanam Chai durağında inip, 4-5 numaralı çıkışlardı kullanarak gelip Çiçek Pazarını boyunca yürüyerek ulaşabilirsiniz.
Wat Pathum Wanaram

Kral IV Rama tarafından 1857’de bölgedeki pirinç tarlaları üzerinde kurulan, Thammayut Nikaya düzeninde üçüncü dereceden kraliyet tapınağı olan Wat Pathum Wanaram, Pathum Wan bölgesinde Siam Paragon ve CentralWorld AVM’lerinin yanında yer almakta. Tapınak, kutsal Meru dağı canlandırması ile ünlü. Tapınak, 07.30-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz.
Wat Hua Lumphong

Kefen Tapınağı olarak da bilinen Tapınak, Bang Rak bölgesinde IV Rama Caddesi üzerinde üçüncü dereceden bir tapınak. Taylıların çok rağbet ettiği ama turistlerin çok ilgi göstermediği bu Tapınak, askıda kefen diyebileceğimiz uygulaması ile biliniyor; inananların bağışları ya da oradaki hediyelik ürünleri almalarıyla biriken tutarla, parası olmayanlar için kefen sağlanabiliyormuş. Beklenen bağış 500 baht ama artık gönlünüzden ne koparsa. Merdivenlerle çıkılan tapınakta ana salonuna giriyorsunuz, burada Kral V Rama için ayrılan kutsal alan mevcut. Duvar süslemeleri şehirdeki her tapınakta olduğu gibi göz alıcı. Buraya MTR mavi hatta Silom durağında, BTS ile Sala Daeng durağında inerek gelebilirsiniz.
Wat Benchamabophit
Mermer Tapınak olarak da bilinen ve İtalya’dan getirilen Carrara mermeriyle 1899’da Rattanakosin döneminin ilk tapınağı olan yapı, bir sürü Buda heykeline ev sahipliği yapmakta. Avrupai tarzıyla ve vitray camlarıyla süslü yapıda Phra Buddhajinaraja Buda’sı bulunmakta. 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş 50 baht.
Sri Mahamariamman
Bangkok’taki en eski ve en önemli Hindu Tapınağı olan bu renkli seramiklerle süslenmiş mabet, yağmur ve bereket tanrıçası Mariamman’a adanmış. Dravid tarzıyla rengarenk görüntüye sahip tapınağa ulaşmak için MTR Mavi hatta Silom durağı, BTS’de Sala Saeng durağında inip Silom Caddesi boyunca yürüyeceksiniz; 2 Silom yolu üzerinde. 06.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebilir, giriş ücretsiz. Tapınağın karşısında ise Silom’un açık sokak pazarları var. Ayrıca burada Mirasuddeen Mescidi var. Bölgede Bangkok Camiisi ve Mitrapha Mescidi bulunuyor.
Jim Thompson Müzesi

Tay İpek Kralı olarak da tanınan Amerikalı iş adamı ve mimar James H.W.Thompson’un nehir kenarındaki yaşadığı ev, kendisinin derlediği Güneydoğu Asya’ya özgü objelerden oluşan bir sanat müzesine ev sahipliği yapmakta. Tay mimarisinin güzel bir örneği olan evin hemen yanında Jim Thompson Sanat Merkezi bulunmakta. Müze, 10.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir, giriş 250 baht. Buraya BTS kullanılarak National Stadium durağında inerek ulaşabilirsiniz. Müzenin istasyonla müze arasında ücretsiz dolmuş hizmeti de bulunuyor.
King Power Mahanakhon Sky Walk

Tayland’ın en yüksek binalarından olan 77 katlı, 314 metre yüksekliğindeki, mimari açıdan da belki şehrin en dikkat çekici yapısı olan bina 2016 yılında tamamlanmış. Gökdelene çıkmak için 1000 baht civarında bir para ödemeniz gerekiyor yoksa sadece ilk iki kattaki penceresiz pop up store dedikleri ıvır zıvır satan mağazaları görebilirsiniz. Ücretler, güneş batımında çıkıp çıkmayacağınıza, gözlem terasına çıkmanıza, cam terası kullanmanıza, L-tilt denen akla ziyan koltuğa oturup aşağıya sarkıtılmanıza kadar her şeye göre değişiyor. Manzara için harika bir seçenek elbette. CentralWorld’te de bir skywalk deneyimi yaşanabilir ama onda bu kadar uygulama yok.
Parklar

Gezip dolaşırken dinlenmek için önünüze çıkan parklar, sizi şehrin karmaşasından çıkarıp doğanın içinde sakin bir ortama kavuşturacak. Bangkok’un en bilinen parkı Silom MTR durağı ve Sala Daeng BTS durağının hemen yanındaki Lumphini Parkı; buraya MTR mavi hattaki Lumphini durağı ile de ulaşabilirsiniz. Ayrıca Wat Pho, Büyük Saray gezileriniz sırasında dinlenmek isterseniz Saranrom Parkı hemen yanı başında. Alışveriş cenneti Chatuchak’ta ise devasa Chatuchak Parkı var. Kraliçe Sikirit Parkı da burada. Ayrıca nehir kıyısında Chao Phraya Sky Park, Yodpiman Riverpark, Santi Chai Prakan Park da nehir manzarasına karşı dinlenebileceğiniz keyifli yerler; Sanam Chai MTR durağını kullanarak gelebilirsiniz, genel olarak Çiçek Pazarının arkası. Sukhumwit’deki Benchasiri Parkı da yine alışveriş yorgunları için iyi bir seçenek.
Başka Yerler

Bangkok’ta benim gitmediğim ama belki sizlerin ilgisini çekebilecek başka yerler de mevcut. Sanam Chai MTR durağından Wat Pho’ya giderken göreceğiniz Siam Müzesi bunlardan biri; İnteraktif bir müze olan Siam Müzesi, Tayland kültürü ve sanatı hakkında görseller içermekte. Ben Wat görmekten yoruldum ama siz yorulmadıysanız BTS Sanam Taksin durağındaki Wat Suan Phlu ‘ya gidebilirsiniz. Çevresinde Assumption Kilisesi ve Harun Mescidi de var. Ayrıca Wat Intrawihan ve Wat Ratchanatdaram’da ziyaret edilebilir. Dostlar Tapınağı olarak bilinen Wat Kanlayanamit, Rajini iskelesinin karşısında, giriş ücretsiz, 07.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Wat Rakhang iskelesini kullanarak görebileceğiniz Büyük Saray’ın karşısındaki Çan Tapınağı olarak bilinen Wat Rakhang, yapım sırasında çıkan devasa çandan dolayı bu ismi almış, giriş ücretsiz, 08.00-17.00 saatleri arasında açık. İçinde çeşitli sanat olaylarının düzenlendiği Bangkok Art Culture Center’da salı-pazar günleri arasında10.00-20.00 saatleri arasında gezilebilir, giriş ücretsiz ve National Stadium BTS durağından ulaşabilirsiniz. 20 yy ortalarında Bangkoklu orta sınıf bir ailenin evi nasıldır, diye merak ediyorsanız Bangkokian Müzesi’ne gidebilirsiniz. Bu konuda M.R.Kukrit’s Evi, Bang Rak Müzesi gibi yerler de ilginizi çekebilir.
Gitmeyin

Gezi yazılarında, pek hipster dedikleri Ari’ye, eğer zaman sorununuz varsa gitmeyin, bir numarası yok. Gump’s Ari denilen yere gittim; bizim halk eğitim merkezlerinin hallicesi. Bir iki değişik dizaynlı kafe. Ari BTS durağı yanında La Villa Ari isimli minik bir AVM var, o da mahalle aralarındaki super marketlerin bir çeşidi. Benden söylemesi.
Gelmişken Yiyelim, İçelim, Eğlenelim
Önce karnımızı doyuralım. Tayland mutfağı zaten dünyaca ünlü ama hakkıyla kazanılmış bir ün bu. Benim de yürekten katıldığım bu görüşten dolayı size şuraya gidin burada yiyin falan demeyeceğim. Ben nereye gittiysem hoşnut kaldım. Ayrıca Bangkoklular yiyorlar; sokak aralarında kurulan sofralardan lokantalara kadar neredeyse günün her saati yiyorlar. Denildiğine göre Bangkok’ta evde yemek yapılmazmış, hatta bazı evlerde mutfak bile yokmuş. Bir gözlemim de; batı mutfağı pek tercih edilmiyor. Elbette dünya mutfağına yönelik yerler var, hatta bildiğim kadarıyla Marca isimli bir Türk lokantası da var ancak benim günlük hayatın akışında, örneğin AVM’lerin yemek bölümlerinde, sokak lokantalarında pek hamburgerci, pizzacı görmedim. Olanlar da o kadar rağbet görmüyor. Tay mutfağında acı kullanmak konusunda elini korkak alıştırmıyorlar, onun da dereceleri var. Fakat tatlısı baya tatlı, özellikle içeceklerde. Hatta son olarak yemek standardında şeker ölçüsünü azaltılması kararı alınmış.
Bangkok’ta neredeyse tenceresini, tavasını kapan sokak aralarında yemek yapıyor, en ücra köşelerde bile kaynayan bir tencere bulabilirsiniz. Tabii bu sokak lezzetleri de derece derece; dediğim gibi sokak arasında iki tencere kaynatan da var, sokakta olsa da bir düzeneği olan var, dükkanlaşmış olan var ya da şık AVM’lerin yemek bölümlerinde sokak lezzetleri anlayışıyla düzenlenmiş bölümlerde michelin yıldızlı yerler de var. Hatta bazı MTR istasyon çıkışlarında her biri 2-3 çeşit yemekten oluşan menülerden ikisi 60 bahta olan seçenekler de mevcut. Daha da zorlarsak, Seven Eleven gibi marketlerde ısıttıracağınız hazır yemekler de var. Ayrıca gerek lüks AVM’lerde gerekse şehir içinde şık ve daha pahalı lokantalar da mevcut. Yani burada aç kalmazsınız. Olmazsa Ban Tad Thad, Talat Phu gibi yemek sokaklarına uğrayın; ucuza hem gözünüz hem mideniz doyar…
Aslında dediğim gibi nerede yerseniz yiyin ağız tadınıza uygun bir şeyler bulacaksınız. Mesele Tayland’ta ne yiyelim. Hemen akla Tayland sınırları aşıp dünya mutfağına mal olmuş bir noodle güzellemesi olan Pad Thai geliyor. Bir başka noodle yemeği olan Boat Noodle aslında bir çorba ama kuru da servis edilebiliyor. Khao Soi’de körili noodle. Buraların bir başka olmazsa olmazı mango sticky rice. Benim esas tavsiyem tom yum gong; acılı karides çorbası ama ne lezzet… acısını ayarlatabiliyorsunuz, bu duru sulu bir çorba ama bazı yerler kremalı da hazırlayabiliyor. Masaman ayrı bir yemek seçeneği. Pad Krapao ise kızartılmış et. Khao man gai ise bir nevi tavuklu pilav. Köri soslu yemekler de bir seçenek; yeşil körili, sarı körili, hindistan cevizi körili seçenekler var.
Bangkok’ta tatlılar da gayet çekici. Tay usulü bir şeyler ararsanız çoğunlukla hindistan cevizli ürünler karşınıza çıkacak; pudinginden dondurmasına, şekerlemesinden pancake’e kadar… Dondurmasını mutlaka deneyin; dondurma yanında fıstıktan pilava kadar bir çok seçenekle sunuluyor. İçecekler ise neredeyse ayrı bir yazı konusu. Tropik meyvelerden yapılan smoothie’ler, kahveler, soğuk veya sıcak içilebilen Tay çayları, meyve suları; hepsi bir seçenek. Tayland’ta iki içecek markası öne çıkıyor; Chang ve Singha… Aslında bunlar bira markası ama soda gibi hafif içecekler de üretiyorlar.
Şimdi geldik Bangkok’u Bangkok yapan unsurlardan biri olan gece hayatına. Gerçi ben bu konuda çok ayrıntılı rehberlik yapamayacağım; gün boyu wat’lardan pazarlara koşturduğumdan gece hayatım genelde 21.00-22.00 civarı otel odasında sona eriyordu. Ama Bangkok, gece hayatını her durumda gözünüze gözünüze sokuyor.
Bangkok’da bir çok gece klubü var; şık, lüks, ışıltılı ve pahalı… Bunların bir çoğu gökdelenlerin teraslarındaki roof bar’lar; Tichuca, Red Sky, Akara Sky, Emsphere Tribe Bar, Lebuta Sky Bar, Belga, Lacol Roof Bar, Pastel, Octave Roof Bar, Mustache Bar, Lamaya bunlardan bazıları.
Barlara, klüplere gitmek yerine sokaklarda dolaşmak, şehrin ruhunu yakalamak istiyorsanız Kaosan Caddesi, Chinatown, Silom veya Sukhumwit’i tercih edeceksiniz. Chinatown’da ailecek hem gezip hemen yiyip içerek etrafı seyredip gecenin tadını çıkarabilirsiniz. Kaosan Caddesi ise barların, cafelerin eğlencenin dibine vurduğu ve biraz daha cep dostu bir alan, biraz da ucuzluğunu bohemlikle bezeyen bir yer, ona göre çılgınlıkları da barındırıyor tabii. Kaosan Yolu metro MTR ve BTS duraklarına biraz uzak, ben tekneyle Tha Chang iskelesinden yürüyerek ulaştım.
Silom ve Sukhumwit ise o kadar masum değil, aileyle elbette gidebilirsiniz ama gecenin getirdiklerine kapılmak gibi bir düşünceniz varsa çok da uygun değil maaile gitmek. Buralarda oturup içkinizi içip etrafı seyredebileceğiniz yerler var ama bu barların hemen yanlarında hanımefendilerin ve hatta beyefendilerin sahnede türlü giysilerle ve bazı durumlarda giysisiz dans ettikleri yerler de var. İlk Tayland seyahatinde turla öyle bir gösteriye götürülmüştük; artık pandoranın kutusu mu desem, gayya kuyusu mu desem, jiletten canlı balığa, gösterideki kızlar mahrem yerlerinden çıkarmadığı şey kalmamıştı. Bazı klüplerde olayların daha ileri gittiğinden bahsedilmekteydi; artık al küllah, ver takke durumu sanırım. Gerçi son yasal düzenlemelerle şovlara bir çeki düzen verilmiş ama sokaklara taşanlara bakılırsa sahne kişilerinin çok da giyinmeye niyetleri yok; buralarda bikinisiyle gecenin bir yarısında sokağın bir ucundan diğerine salına salına yürüyen hanfendileri görmek şaşılacak bir şey değil. Bir ayrıntıya da değineyim de sonra bir aksilik çıkmasın; Sukhumwit’te Soi Cowboy ve Soi 23 (aslında aynı yer) kadın oyuncuların yer aldığı barlara ev sahipliği yapıyor. Ama Silom’da durum biraz farklı; Patpong caddesi ve Soi 3 sokakta da kadın oyuncular varken Soi 2, Soi4, Patpong’un bir kısmında soyunup dökülenler erkek.
Daha sakin bir eğlence ararsanız, Asiatique iyi bir seçenek; AVM’lerin yanında lunapark, yiyecek ve gezecek yerler de var. BTS’de Saphan Taksin durağının yanındaki ikinci iskeleden 17-00-23.30 arasında ücretsiz olan teknelerle gidebilirsiniz. Diğer tekneler de buraya uğruyor. Ayrıca günübirlik geziyle görebileceğiniz Antik Kent, Samut Prakan’da eski Sukhumwit yolunda bulunmakta; 700 bahta girebileceğiniz açık hava müzesinde Tayland’ın önemli yerleri, bizdeki miniatür mantığıyla sergilendiği 09.00-19.00 saatlerinde açık bir park. Eğer şehir dışına çıkacaksanız Damnoen Saduak Yüzen Pazarı, Maeklong Tren Pazarı, Wat Samphran (Yılanlı Tapınak), Erawan Müzesi, güney terminalinden otobüsle gidebileceğiniz Amphawa Yüzen pazarı bir seçenek ama benim aklımda kalan eski başkent Ayutthaya. Buralara genellikle günü birlik turlarla gidebilirsiniz veya oteliniz size özel araç ayarlayabilir.
Eğer hem eğleneyim hem Tay kültürüyle ilgili bir şeyler yaşayayım derseniz; Sala Chalermkrung Kraliyet Tiyatrosunda, geleneksel Tay maskeli oyunlar, Tay gösterileri izleyebilirsiniz. Siam Niramit gösterisi ise, Tay sanat ve kültürünü 100 oyuncuyla temsil edilen 80 dakikalık bir gösteri; biletler 1500-2350 baht arası. Ya da Rajadamnern Muay Thai Stadyumunda Tay boksu gösterisi izleyebilirsiniz.
Gezdiniz, yediniz, içtiniz, eğlendiniz ve de yoruldunuz. Artık masaj zamanı. Şehrin her yerinde bir çok masaj salonu bulunmakta. 60 dakikalık ayak masajı 300-400 baht, yağlı masaj 600 baht, geleneksel tay masajı ise 350-500 baht civarında tutuyor. En azından ayak masajı yaptırın, tüm yorgunluğunuz gidecek.
Alışveriş
Bangkok bir alışveriş cenneti. Aradığınız herşeyi, bulabilirsiniz; fiyatlar ne ve nereden aldığınıza göre değişiyor. Batılı marka ithal ürünlerde fiyatlar çok ucuz değil ama Muji, Uniqlo, Gu gibi Güneydoğu Asya kaynaklı mallarda istediğiniz fiyatta bir şeyler bulabilirsiniz. Ama burada ucuzun da ucuzu yerler var. Alışveriş yerlerini ele alırken alış veriş merkezlerini ve sokak pazarlarını ayırdım.
Alışveriş Merkezleri
Bangkok’ta AVM’ler, alışverişe düşkün olmayanları bile kendine çekecek kadar ilginç, adeta sanatsal bir ürün. Gerçi Bangkok’ta neredeyse merkezdeki her BTS durağının yanında en az bir AVM var, hepsi için sanat ürünü demek mümkün değil. Hoş bazılarının da başka avantajları var; bazılarının çok daha ucuz olması gibi.

Bangkok’ta AVM kitabını yeniden yazan bir yer var: IconSiam… Burası sadece AVM olmaktan çıkmış Bangkok’un ziyaret edilecek turistik noktalarından biri olmuş durumda. Nehrin hemen kıyısında yer alan ve yanındaki daha mütevazı Sook Siam AVM’yi de kanatları altına alan bu devasa AVM görülmeye değer. Alışveriş sonrası nehir terasından şehre bakıp burada harcadığınız paralar için ‘değdi ama’ diyebilirsiniz… Buraya BTS ile Saphan Taksin durağında inip, hemen altındaki iskeleden sadece Iconsiam’a giden teknelerle ulaşabilirsiniz, tekne ücreti 5 baht. Bu iskeleden, diğer gezi tekneleri ile de buraya ulaşabilirsiniz; Chao Phraya Express Boat gezi rotaları dahilinde bu durağa uğruyor ama tabii fiyat daha pahalı. Ayrıca yine BTS ile Saphan Taksin yerine bir sonraki durak Krung Thon Buri’de inip oradan Khlong San hattını alarak da ulaşabilirsiniz.
Şehrin diğer önemli AVM’si ise Central World… Iconsiam gibi lüks markalara ev sahipliği yapan AVM’ye BTS hattı ile Siam veya Chit Lom duraklarından ulaşabilirsiniz. Öne çıkan AVM’lerden biri de Siam Paragon; BTS ile Siam durağının hemen yanında. Siam Discovery’de bu civarda. Bölgede dikkat çeken diğer bir AVM’de Platinum Fashion Mall.
Silom’da ise gidebileceğiniz Dusuit Central Park AVM yine lüks markalara ulaşabileceğiniz bir yer. Burada Lumphiri Park ve şehre yukarıdan bakacağınız yürüyüş yolu görülmeye değer. MTR Mavi hatta Silom durağı, BTS ile Sala Daeng durağı ile buraya ulaşabilirsiniz. Burada birbirine yakın Silom Edge, Silom Complex, Thaniya AVM, daha küçük ölçekli ama günlük ihtiyaçlarınızı temin edebileceğiniz, yemek yiyebileceğiniz yerler.
Şıklık yarışında Central Embassy’de iddialı bir merkez; BTS ile Ploenchit durağından ulaşabilirsiniz. BTS hattında Chit Lom durağı civarındaki Gaysorn Village, özgün bir alış veriş merkezi. MRT Mavi hattındaki Lumphiri durağıyla bağlantılı One Bangkok’ta gidebileceğiniz yerlerden.
Sukhumwit’de ise Emperium ve Emsphere AVM’leri yine lüks markaları barındırmakta ama özellikle Emsphere hem dekorasyonu hem de üst katındaki havuzlu, eğlenceli Tribe Bar ile uzun uzun zaman geçirebileceğiniz bir yer. MTR mavi hat ve BTS ile Sukhumwit durağında inerek ulaşabilirsiniz. Burada araba galerisi bile var. EmQuartier’de bölgedeki bir başka AVM. Ama burada mutlaka uğrayacağınız yer Terminal 21 olsun; burada nispeten daha ucuza alış veriş yapabilirsiniz, ayrıca AVM katlarına verdikleri dünya şehirlerinin isimlerini (uçuş yeri olarak) arasında İstanbul’u görmek kalbimizi kazanmasının bir başka nedeni. Ucuz alış veriş için BTS ile National Stadium durağından ulaşabileceğiniz MBK AVM’de bir seçenek. Ucuzluğu yanında MBK’nın en sevdiğim yanı, sinema katındaki heykel.
Saphan Taksin BTS durağından tekne ile ulaşabileceğiniz Asiatique’de yolunuz düşerse uğrayabileceğiniz bir AVM. Nehir kenarındaki bir diğer AVM’de Tha Maharaj. Elektronik ürünler için Fortune Town AVM’ye gidebilirsiniz; MRT mavi hatta Phra Ram 9 durağı ile ulaşabilirsiniz. Phom Phong durağından ulaşabileceğiniz Q Mall’de daha ucuza alış veriş yapabileceğiniz bir yer. Bölgeye yakınsanız Ekkamai BTS durağından ulaşabileceğiniz Ekkamai Corner’ı seçebilirsiniz. Nana Plaza ise alışveriş merkezinden gece hayatına yönelik eğlencelere evrilen bir yer ve BTS ile Nana durağı ile ulaşabilirsiniz. Bölgesel bir alış veriş merkezi de BTS üzerindeki Lat Phrao durağı ile ulaşabileceğiniz Central Ladprao ve yanındaki Central Department Store.
Street Mall ise Jodd Fars Gece Pazarı’nın yanında, ucuza alışveriş yapacağınız bir yer; MTK mavi hatta Thailand Cultural Center durağında inerek ulaşabilirsiniz. Öneririm. Size esas önereceğim yer ise, Chatuchak hafta sonu pazarının yanındaki Bangsue Junction; daha retro, daha antika, daha özgün bir yer, alışveriş yapmasanız bile gezmek için bile gitmeye değer. Plak veya yarı değerli taşlarla ilgiliyseniz burası sizi tatmin edecektir. Ayrıca tişört, gömlek tasarımları için de çok çeşit var.
Özgün ve geleneksel bir yer arıyorsanız, MTR mavi hattaki Sam Yot durağından ulaşabileceğiniz Old Siam Plaza; özellikle geleneksel Tay ipeği, Tay geleneksel elbiseleri ve kuyumculuk açısından mutlaka uğramanız gereken bir yer. Alışveriş için olmasa bile geleneksel Tay takıları ve giysilerini görmek için gitmeye değer. Önünde ise minik bir hayvanat bahçesi var; daha çok egzotik hayvanları besleme yeri. Çevrede ise silah dükkanları mevcut; el tabancasından makineli tüfeğe kadar… Aynı durağın 1. çıkıştan aşağı ilerlediğiniz de ise Mega AVM’ye ulaşıyorsunuz; burada ise her çeşit oyuncağı bulacağınız bir yer, çocuklar için bir cennet ama aradaki silah dükkanlarına dikkat.
AVM’lerden başka Bangkok’ta günlük ihtiyaçlarınızı sağlayabileceğiniz zincir super marketler var. Bunların başında Seven Eleven geliyor; burası tam bir can kurtarıcı yer. Sadece günlük ihtiyaçlar değil kozmetikten sağlığa türlü malzemelere ulaşabilirsiniz. Ayrıca önemli metro duraklarında bulabileceğiniz Metro’larda giysiden yiyeceğe çeşitli ürünlerle hizmet veren bir yer. Don Don Donki, daha çok yiyecek, kozmetik açısından aradığınızı bulabileceğiniz bir yer. Aynı mantıkla işleyen Big C ve Tops’ta uğrayabileceğiz yerlerden. Buralarda gündelik sağlık, kozmetik, yiyecek ve içecek alış verişi yapabileceğiniz gibi hazır yemeklerinden de yararlanabiliyorsunuz, isterseniz sizin için ısıtıyorlar.

Sokak Pazarları
Alışveriş merkezleri çok gösterişli ve çekici olsa da Bangkok’un esas olayı sokak pazarları; gündüz açılanı var, geceli olanı, hafta sonu açık olanı var. AVM’lerin lüksü ve şatafatı olmasa da ihtiyacınız ne varsa gezerek eğlenerek, yiyerek içerek bulabileceğiniz rengarenk yerler buralar.
Açık pazar deyince olduğu gibi kendisi bir pazar olan Chinatown geliyor akla. MTR mavi hatta Wat Mangkon durağı sizi mahallenin tam ortasına getirecek. Özellikle Çin ürünlerinin bulunduğu bölge aynı zamanda sokak lezzetlerinin de tavan yaptığı bir yer. Burada kuyumdan Çin fenerine kadar birçok şey bulabilirsiniz ama benim önerim HT Chine Tea Shop; kilosu 1000 bahttan 22000 bahta kadar envai çeşit Çin çayı bulunuyor, çay keyfini sevenler için.
Aslında benim en çok beğendiği yer Chatuchak Haftasonu Pazarı. Bangsue Junction AVM’ye komşu olan bu pazara, MTR mavi hatla Chatuchak veya Kamphaeng Phet duraklarını kullanarak ulaşabilirsiniz. Burada aynı isimli bir de gece pazarı var. Yani sürgit alışveriş yapılabiliyor. Hele yakınlardaki Mixt gece pazarı ve Liabduan Danneramit gece pazarı ile hepten çeşitleniyor. Chatuchak gece pazarı cuma 18.00-24.00, cumartesi ve pazar 09.00-18.00 saatleri arasında açık, daha sonra vardiyayı daha küçük boyutlu olan gece pazarı almakta. 15000 tezgaha yayılan 26 bölümlük bu çarşıda ne ararsanız bulabilirsiniz. Benim tercihim ise yedinci kısım oldu; burada hem oralara özgü bitkiler, soğanları, kaktüsler hem de yerel sanatçıların eserleri sergilenmekte. Dördüncü bölüm ise yerel tasarım tişörtlere ayrılmış. Bangkok’taki bir başka büyük gece pazarı ise Pratunam; Ratchaprasong’tan yürüyüş mesafesinde olan pazar ucuzluğuyla Chatuchak’a rakip olabilir.
Upuzun ince bir yol üzerindeki Sampeng Market ise, hem ucuzluğu, hem çeşitleri, hem de özgünlüğü ile çekici. Bir ucu Sam Yot durağına bir ucu Chinatown’a uzanan bu alışveriş maratonunda dinlenme yerleri var neyse ki; Kral I Rama tarafından yaptırılan Saphan Han köprüsünün çevresinde, Ong Ang deresi boyunca uzanan yolda Hint mutfağını tadabileceğiniz lokantalar ve minik kafelerde nefes alabilirsiniz. Bu bölgede Ban Mo Plaza ve Klong Thom pazarı da ayrıca aklınızı çelebilir. Alışveriş yapacaksanız buraya mutlaka uğrayın, oldukça ucuz.

Patpong Gece Pazarı, artık ne diyeyim, bir yandan birazdan şova çıkacak genç kızların nereyse çıplak dolaştığı, bir yandan yerel halkın maaile yemek yediği, içinde yine türlü çeşitli eşyaların satıldığı bir yer. Silom MTR, Sala Daeng BTS duraklarını kullanabilirsiniz. Silom’da (Silom soi 20 civarı ve caddenin iki yanına yayılmış olarak) çoğu yiyecek üstüne olmak üzere bir çok pazar var. Daha çok yerel halkın gündelik ihtiyaçlarına yönelik. Sri Mahamariamman Hindu Tapınağının karşısında yer almakta. Silom ayrıca deniz ürünlerinin çoğunlukta olduğu yiyecek üzerine Lalai Sap pazarına da ev sahipliği yapıyor.
Jodd Fars ise Street Mall’un yanı başındaki bir gece pazarı. Thailand Cultural Center durağında inerek ulaşabilirsiniz; 17.00-24.00 saatleri arasında açık. Chatuchak için ne söylenirse alan olarak daha küçük olmakla birlikte burası için de söylenebilir.
Pak Khlong Talat ise içinizi açacak çiçek pazarı. MTR mavi hatta Sanam Chai durağında inip 4. çıkıştan sonra 5 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz pazarda, başta orkide olmak üzere türlü çiçekler satılıyor. Pazarın bir bölümü dini merasimlerde adaklık olarak hazırlanan çiçek kolyeler, sunaklar. Yol boyunca kesme çiçek satan yerler de mevcut. Çiçek pazarının alt tarafı ise Chao Phraya Sky Park ve Yodpiman Riverpark’a açılıyor. Bu civarda ayrıca daha çok özgünlüğüyle çekici olan ama çok lezzetli smoothie’lerini de es geçemeyeceğimiz Pakklongtalad’a da uğrayabilirsiniz; önceleri balık pazarıyken sonraları sebze ve meyve alım satım yeri olmuş.
BTS hattında National Stadium durağında inip yeme-içme üzerine olan Banthat Thong Yolu’na da gidebilirsiniz. Gece geç saatlere kadar açık olan bu pazar, alışverişten çok harika tatlılar, sokak lezzetine lezzet katan tezgahlar, renkli ve bol şekerli içecekleri ile çekici. Amulet Market ise, Tayland’a özgü tılsımların, uğurların satıldığı bir pazar. 09.00-16.00 saatleri arasında açık ve Tha Maraj iskelesinden kolayca ulaşabilirsiniz. Aynı türde bir pazar ise Büyük Salıncak’a giden yol üzerinde var. Buralarda dikkatli olun; ben küçük çan diye bir şey alınca dükkan çalışanları gülsünler mi haykırsınlar mı bilemediler; artık çan diye neyi aldıysam…
1927’de kurulan Bobae Talat ise daha çok ucuzluğuyla ve yerel mahsulleriyle ünlü. 06.00-18.00 saatleri arasında açık olan pazara genelde otobüslerle ulaşılabiliyor ama Talad Bobae iskelesine uğrayan tekneler de buraya gelmek için kullanılabilir. BTS hatta üzerindeki Ratchathewi durağına yakın Bantadhong’da daha çok gıda üzerine bir pazar. Ramkhamhaeng Üniversitesi’ne yakın Ramkhamhaeng ise tercih edeceğiniz başka bir gece pazarı. 09.00-18.00 saatleri arasında açık olan Wang Lang pazarı ise, Chao Phraya nehri kıyısında Prannok veya Wang Lang iskelelerinden ulaşabileceğiniz bir yer; ara sokaklara yayılan dükkanlarında, yemekleri tatlıları, kitapçıları ve giyim eşyaları ile ziyaretçileri kendine çekiyor. Hint mallarının satıldığı Phahurat pazarı da ilgilenenler için önerilebilir.
Tabii Bangkok deyince akla yüzen pazarları da geliyor. Bunların en ünlüsü Bangkok’un 110 km dışındaki Damnoen Saduak’a karayolu ile ulaşılamıyor, belli bir yere kadar otobüsle gidip oradan turlarla devam ediyorsunuz. Ben Bangkok’a ilk gidişimde turla gitmiştim ve çok da bişeye benzetememiştim. Bu yazı Bangkok içi ile ilgili olduğu için size Damnoen Saduak havası yaratacak merkeze yakın yüzen pazarların isimlerini vereceğim. Bunlardan bazıları uzun kuyruklu teknelerin rotası dahilinde. Khlong Lat Mayom, Bang Nam, Taling Chan , Bangkok’ta öne çıkan yüzen pazarlar…
Ne Alınır
Bangkok’ta ne arasanız bulursunuz ama Tayland’a özgü ürünler arıyorsanız öncelikle ipekli ürünlere bakacaksınız. Jim Thompson Müzesi ya da Old Siam bunun için ideal yerler. Paranız varsa altın ve kıymetli taşlar da burayı size en değerli anıları hatırlatacak şeylerden. Bunlar bütçeyi zorluyorsa Tayland çikolatası, çayı, kahvesi ve hindistan cevizi tercih edilebilir. Hindistan cevizinin kozmetikten tatlıya girmediği yer yok. Kozmetik deyince salyangoz kremleri, kalojen ürünleri, aklınıza gelebilecek her türlü makyaj malzemesi tercih edilebilir. Yörenin saf sabunları da ünlü, hatta meyve şeklindeki sabunlar öne çıkıyor. Buraya ait diş macunları, diş beyazlatıcılar, saç bakım ürünlerinin ayrı bir kitlesi var. Haliyle baharatlar, meyve çayları buradan götürülecek hediyeler arasında. Tik ağacından ahşap eşyalar; minicik tabaklardan mobilyaya kadar bir seçenek. Seramik açısından da her kaliteden tercih edebileceğiniz örnekler mevcut; yöreye özgü seramik işçiliği gerçekten çok güzel. Elbette tekstil ürünleri, özellikle tasarım tişörtler, fil desenli pantolonlar, gömlekler size Bangkok ruhunu hatırlatacaktır. Çiçekler başka bir seçenek. Budizmle ilgili objeler, tılsımlar, adaklıklar, Buda heykelleri de aklınızın bir yerinde bulunsun. Bangkok’ta size bir iki günde kravatıyla, gömleğiyle ceket, pantolon takım dikecek terziler de mevcut. 199 dolara iki ceket, iki pantolon, iki gömlek, iki kravat hazırlayabiliyorlar. MBK gibi AVM’lerde ya da sokak aralarında görebilirsiniz.
Veda
Bangkok, defalarca gelinecek bir yer. O hıncahınç kalabalıkta insanların sakinliklerini, saygılarını, kibarlıklarını görüp kendi uygarlığını sorguluyor insan. Bir süreliğine o huzurlu akışın bir parçası olmak, bizlerin dönüp dönüp tartıştığımız konuların buralarda çoktan aşılmış olması, belki de hiçbir zaman sorun olmaması, saygıdan, sevgiden öte birbirinin varlığına yer açarak yaşamanın uyumu… Bunlar Bangkok’un özleyeceğim yanları. Tabii, o lezzetler, o rengarenk şehir görüntüleri, o çılgın eğlenceler. Bunların tadını da unutamayacaksınız. Yine görüşmek üzere Bangkok.
*Yazıda, Tourism Authority of Thailan’ın Amazing Thailand sayfasından, Explore Thailand sayfasından, Bangkok’taki bilgilendirme levhalarından ve Wikipedia’dan yararlanılmıştır.


