Fas’ın kuzeyinde, Rif Dağları’nın eteklerine gizlenmiş bir şehir düşünün… Daha ilk adımda sizi gündelik hayattan koparıp başka bir ruh hâline taşıyan bir yer. Şafşavan (Chefchaouen), tam olarak böyle bir şehir. Medina kapısından içeri girdiğiniz anda, sanki bir ressamın tuvalinde yürümeye başlıyorsunuz.
Daracık sokaklar, merdivenler, kapılar, duvarlar… Hepsi mavinin bin bir tonu ile boyanmış. Daha önce beyaz, kızıl, yeşil ya da pembe şehirler görmüş olabilirsiniz; ama mavinin bu kadar çok tonuyla bütünleştiği bir yerle karşılaşmak gerçekten bambaşka bir deneyim.
Bu Kadar Mavi Tesadüf mü?
Şafşavan’ın neden mavi olduğu sorusu, şehre gelen herkesin aklından geçiyor. Bununla ilgili birkaç farklı hikâye var. En yaygın anlatıya göre, 15. yüzyılda Endülüs’ten göç eden Museviler, kutsal kabul ettikleri gökyüzünü ve ruhani saflığı simgeleyen mavi rengi evlerinde kullanmaya başlamış. Zamanla bu renk tüm şehre yayılmış.
Başka bir inanışa göre mavi, evleri serin tutuyor; sivrisinek ve akrebi uzaklaştırıyor. Daha modern bir yorum ise, Şafşavan’a Fas’ın diğer şehirlerinden farklı, ayırt edici bir kimlik kazandırmak için bu rengin bilinçli olarak tercih edildiği yönünde. Sebep ne olursa olsun, mavi bu şehre çok yakışmış ve artık onun ayrılmaz bir parçası olmuş.
Kaybolmanın En Güzel Olduğu Şehir
Şafşavan, Fas’ın kalabalık ve hareketli şehirlerinden çok farklı. Marakeş’in karmaşasından, Kazablanka’nın modern temposundan sonra burası adeta bir nefes alma noktası.
Dar, labirent gibi sokaklarda yürürken aynı yere geri dönmemeniz çok olası. Ama zaten burada kaybolmak bir sorun değil; aksine şehrin ruhunu keşfetmenin en güzel yolu. Her köşe başında başka bir renk, başka bir detay, başka bir fotoğraf karesi sizi bekliyor.
Şehrin sembollerinden biri el işçiliğiyle yapılmış mavi kapılar, diğeri ise kediler. Mavi kapıların önünde, mavi sokaklarda adeta poz veren kediler… Fotoğraf çekerken fark etmeseniz bile karelerinizde mutlaka yer alıyorlar. Ben de sonradan baktığım fotoğraflarda, sanki bilinçli şekilde poz vermiş gibi duran kedileri fark ettim.
Şafşavan’ın Kalbi: Plaza Uta el-Hammam
Şehrin ana meydanı Plaza Uta el-Hammam, Şafşavan’ın buluşma noktası. Meydanın etrafında restoranlar, kafeler ve naneli Fas çayınızı yudumlayabileceğiniz keyifli mekânlar var. Meydana açılan Kasbah (kale), şehrin tarihine kısa bir yolculuk yapmak isteyenler için güzel bir durak.
Meydanın hemen yanında yer alan Kasbah Müzesi, 15. yüzyıldan kalma bir kale. Kulelerinden bakıldığında Şafşavan’ın masmavi manzarası tüm ihtişamıyla karşınıza çıkıyor.
Gün Batımında İspanyol Camii
Şehrin yukarısındaki tepede yer alan İspanyol Camii, günümüzde ibadete açık değil. Ancak gün batımında buraya tırmanmak, Şafşavan’ı yukarıdan izlemek için harika bir fikir. Mavi tonların güneşle birlikte yumuşayıp altın rengine karışması, unutulmaz bir manzara sunuyor.
Ne Yenir, Ne İçilir?
Şafşavan’da toprak kapta pişen kuzu etli ya da tavuklu tajin, kuskus ve taze Fas ekmeği mutlaka denenmeli. “Berberi viskisi” olarak bilinen nane çayı ise bu şehrin olmazsa olmazı. Taze keçi peyniri, zeytinler ve yerel baharatlar da yemeklerinize lezzet katıyor.
Alışveriş
Fas’ın diğer büyük şehirlerinden farklı olarak Şahşavan’da daha sakin alışveriş yapabilirsiniz. El dokuması kilimler, battaniyeler, deri ürünleri, Berberi takıları ve el yapımı sabunlar, yağlı boya tablolar ilginizi çekecek. Biraz pazarlık ile keyifli alışverişler sizi bekliyor.
Nerede Kalmalı?
Şafşavan’da klasik otellerin yanı sıra Medina içinde yer alan geleneksel riadlar bu şehirde konaklamak şehrin ruhunu hissetmenin en güzel yollarından biri. Şahşavan yarım gün içinde dolaşılabilecek bir şehir olmasına rağmen bir gece konaklamak, gündüz kalabalığı dağıldıktan sonra şehrin sessizliğini yaşamak önerilir. Biz sadece yarım gün dolaşabildik o nedenle yeterince zaman geçirememiş duygusu ile ayrıldık şehirden.
Şafşavan’a Dair Küçük İpuçları
Ziyaret için en ideal dönem ilkbahar ve sonbahar, zamanınız dar ve taşlı sokaklarda dolaşarak geçeceği için rahat ayakkabı şart, yerel halkın fotoğrafını çekmeden önce izin istemeyi unutmayın.
Son Söz
Şafşavan’ı elinizde harita ve yapılacaklar listesi ile koşarak dolaşacak bir şehir değil. Mavinin bin tonu ile bezeli daracık sokaklarda kaybolarak sakin sakin dolaşabilirsiniz.Özellikle Fas’ın kalabalık, kaotik şehirleri sonrası yolunuzu Şahşavan’a düşürürseniz şehri ruhunuzda hissederek dolaşabilirsiniz.
Fas’ı detaylı, adım adım gezmek isterseniz. Fas gezi rehberi yazımız linkte.
Fas Gezi Rehberi: Renklerin Dans Ettiği Ülke


