Amsterdam

Amsterdam denince kanallar, laleler, yel değirmenleri, ahşap ayakkabılar akla geliyor ama bu şehir, bir gezginin gezmelere doyamayacağı bir yer. Çok kendine özgü, çok özgürlüğüne düşkün, çok kayıtsız ve çok sevimli.  Burası küçücük alanına rağmen köklü bir sanat ve kültür geçmişine ev sahipliği yapan, insan özgürlüğüne önem veren, muhtelif yaşam biçimlerine yer açan, bunu da yaşamın içine yerleştiren bir şehir. Bu kadar yoğun bir şehri, bir iki günde gezmek istersek bazı  yerlere öncelik vermemiz gerekecek. Amsterdam’da mutlaka yapın diyeceğim şeyler sizin de önceliğiniz olabilir. İşte Amsterdam’da yapmanız gereken on şey… Bu yazıyı okuduktan sonra yazıda bahsedilen yerleri ve daha birçok yeri adım adım gezmek isterseniz  detaylı yazımı okumanızı öneririm. Amsterdam Gezi Rehberi

1.Kanalları Gezin

Amsterdam’ı bu kadar biricik yapan elbette ki, şehrin damarları sayılan kanalları. Bu kanalların en önemlileri de Singel,  Herren, Kaizer ve Prinsen… Zaten buraları gezdiğinizde neredeyse Amsterdam’ın tamamını gezmiş olacaksınız. Bu kanallar üzerinde her çeşit  bütçeye ve lezzete hitap eden restoranlar, kafeler, bazılarının kapısına bile uğramayacağınız türlü müzeler bulunmakta. Bu kanallar, köprüler bolluğunda, Reguliersgracht üzerinde bulunan ve bir noktadan bakıldığında 7 köprüyü birden görebildiğiniz bölge en ünlüsü; çoğu Amsterdam resminde konu mankeni olarak kullanılmış bir yer. Kanalları gezmenin en kolay, rahat yolu tekne turu almak. Bir saatte en önemli noktalar gözleriniz önüne serilecek.

2.Lookout’a Çıkın

Amsterdam Centraal Station’ın karşısında, IJ Nehrinin karşı kıyısındaki bu gökdelene gidin; teras katından Amsterdam’ı bir bakışta gezebilecek, hatta Amsterdam’a doğru boşluğa sallanan salıncakla heyecanlı anlar bile yaşayabileceksiniz. Daha sakin bir yapınız varsa, içki eşliğinde bu manzaranın tadını çıkarmak belki de Amsterdam gezinizin en akılda kalıcı anı olacaktır.

3.Red Light’ta Coşun

Hayatın tadına varmak, eğlencenin dibine vurmak, türlü türlü kaçamaklar yapmak için olmasa da, sırf başka yerlerde tabu olan bunca şeyin nasıl sıradanlaştığını görmek için bile gezmeye değer. Warmoesstraat’tan başlayan günaha davetin tatlı sesi, Red Light’ta iyice kuvvetleniyor. Şehrin en görkemli kiliselerinden birinin gölgesinde cinselliğin bu kadar ortalığa saçılması bile ilginç. Kırmızı ışıklar içinde dünya güzeli kızlar size cilveler yapacaktır; yalan da olsa güzel tabii.

4.Müzeler Seçin

Amsterdam denince çılgınlıklar, renkli hayatlar akla geliyor ama kültür ve sanat açısından da Amsterdam çok canlı ve bol seçenekli. Şehirde bir sürü temalı müze var; zamanınız varsa ve isterseniz, tabii gezin. Ama Amsterdam’a özgü müzelere öncelik vermenizi tavsiye ederim, bunlardan başka yerde yok. Örneğin II Dünya Savaşının dehşetini bir genç kızın naifliğinden izleyebileceğiniz Anna Frank Müzesi ve  Hollanda’nın sancılı Alterasyon dönemine tanıklık eden bir yapıdan dönüştürülen Museum Ons’ Lieve Heep op Solder… Tabii, Rijksmuseum ve Van Gogh Museum, Amsterdam’ın ağır toplarından, onlar hilafına bir şey demek mümkün değil…

a- Rijksmuseum

Sadece Amsterdam ve Hollanda değil, Hollanda’nın sömürgeleri, hatta dünya uygarlıkları hakkında bilgi sahibi olabileceğiniz bu Müze’nin en önemli kısmı, sanat tarihine damgasını vuran Felemenk ustaların resimleri…Rembrant’ın Gece Devriyesi tablosu, Müzenin ağır topu. Müze binası bile başlı başına efsane…

Museumplein’de bulunan Müze her gün 9.00-17.00 saatleri arasında açık, giriş 20 euro. Müzeye gelmek için Tren istasyonu’ndan 2 ve 5 numaralı tramvayları, diğer yerlerden 6, 7 ve 10 numaralı tramvayları ya da 145, 170, 172 numaralı otobüsleri kullanabilirsiniz.

b-Van Gogh Museum

Resim sanatına istediğiniz kadar ilgisiz olun, Van Gogh ismine asla kayıtsız kalamazsınız. İşte ünlü ressam hakkında bildiğimiz, bilmediğimiz herşey bu müzede. 1973 yılında açılan Müze’nin ek binasında da önemli sergiler olmakta. Hollanda’nın simgesi haline gelmiş bu büyük sanatçı hakkında ne çok bilmediğimiz olduğunu göreceksiniz.

Museumplein’de yer alan Müze’nin ziyaret saatleri cuma-cumartesi 09.00-21.00, diğer günler 09.00-17.00 saatleri arasında, giriş ücreti ise 19 euro. Merkez Tren İstasyonundan 2, 5, 12 hatlı tramvaylarla Baerestraat durağında, 3, 12 hatlı tramvaylarda Museumplein durağında inerek ya da 347 ve 357 numaralı otobüslerle ulaşabilirsiniz.

c.Museum Ons’Lieve Heep op Solder

1630’da yapılan bu kanal evi, hem ev dekorasyonu açısından dönem zevkini göstermesi hem de Katoliklikten Protestanlığa geçiş sürecini yansıması açısından biricik ve önemli… Pazartesi-cumartesi 10.00-18.00, pazar 13.00-18.00 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz. Giriş 12.50 euro.

d.Anna Frank Huis

Anna Frank’ın Hatıra Defteri’nde yaşanan olayların geçtiği yer. İnsanlığın acımasızlığının somut örneği; o nedenle belki şen şatır bir geziye uygun değil ama bu günden o günlere tanık olmak isterseniz başka yerde bulamayacağınız bir yer. Görmek isterseniz 01 Nisan- 01 Kasım arası 09.00-22.00, 01 Kasım-01 Nisan arası 09.00- 19.00 (cumartesi 21.00) saatleri arasında 10.50 euro ödeyerek  ziyaret edebilirsiniz.  Buraya  13,17 tramvay hattıyla ve 170, 172, 174 numaralı otobüslerle gelebilirsiniz. Ayrıca biletleri internetten, annafrank.org adresinden almanız gerekiyor.

İlk on içinde sayamasam da, Stedelijk Museum, Rembrant’ın Evi, Amsterdam Museum ve Hermitage Müzesi de ilgiyi hak eden yerlerden; başka bir sıralama ile Amsterdam’ın en önemli on yeri arasına rahatlıkla girebilecek yerler.

5.Çiçek Pazarını Dolaşın, Vonderpak’a Uğrayın

Hollanda denince akla gelen simgelerden biri de lale. Çiçek, bitki Amserdam’da çok önemli. Lale müzesi bile var ama canlı çiçekleri görmek, gününüze renk katmak için Muntoren’in hemen altındaki çiçek pazarına uğrayın. Şehrin çevresinde bir çok çiçek satış noktası var ama burası gayet popüler ve kolay ulaşılabilir. Ayrıca mevsimine göre harika güller görebileceğiniz, göletlerle süslenmiş Vondelpark’ta hem dinlenmek hem gözünüzü şenledirmek için bir seçenek.

6.Coffe Shopların Önünden Geçin

Amsterdam denince akla özgürlüklerin en geniş yaşandığı yerlerden biri olması akla geliyor, bunun bir simgesi de hafif uyuşturucu/uyarıcıların kullanımının yasal olması… Ama bunların kullanımı elbette denetim altında; sadece coffee shop’larda kullanabiliyorsunuz ya da buralardan alabiliyorsunuz. Gerçi gitmeye de gerek yok , özellikle eğlence mekanlarının yoğun olduğu yerlerden geçerken zaten hafif kafayı buluyorsunuz. Ama illa önünden geçeyim diyorsanız, Bulldog iyi bir seçenek. Özellikle Red Light’taki Bulldog, oteliyle, giyim mağazasıyla geniş bir yelpazede hizmet vermekte.

7.Meydanlarda Takılın

Amsterdam’da hayat meydanlarda, şenlikli yaşanıyor. İnsanlar bir café, bir pub, bir lokantada oturup etrafı seyredip sosyalleşiyorlar. Sinemalar, tiyatrolar, konserler, müzeler genelde meydanların etrafında yoğunlaşmış durumda. Dam Meydanı, şehrin kalbi; Nieuwe Kerk, Kraliyet sarayı olan Koninklijk Paleis, Madame Tussauds Müzesi burada, ayrıca lüks mağazalar, oteller meydanı süslemekte. Dam Meydanı’ndan dümdüz ilerlediğinizde Rokin’e geleceksiniz. Burada Amstel’in öteki kıyısında muhteşem Opera binasının bulunduğu meydan Waterlooplein, çoğumuz için buranın asıl önemi Avrupa’nın en iddialı bit pazarından birine ev sahipliği yapması; Hermitage Müzesi ile Sinagog ise yakın mesafede…  Rokin’den düz ilerleyip sola kıvrılırsanız  karşınızda Rembrant’ın Gece Devriyesi tablosunun heykel versiyonunu görebileceğiniz Rembrantplein var. Bu Meydan, gece hayatı için birebir;  sinema, tiyatro, konser, kulüpler, barlar, hepsi bir arada… Rokin’den sağa yönelirseniz şık binaları, çeşili dünya mutfaklarına ayrılmış lokantaları, tiyatroları, sinemaları ile her zaman dolu Leidesplein’e geleceksiniz, burada zaman uçar gider, anlaşılmaz… Daha ilerideki Museumplein ise Amsterdam’ın en önemli müzelerine ev sahipliği yapmakta. Rijksmuseum,  Van Gogh Museum, Stedelijk Museum, Moco hep burada… Ayrıca buraya kadar gelmişken akustiği en iyi konser salonlarından Concertgebouw’da bir konsere katılmanızı da öneririm.  Princengracht üzerindeki Jordaan ise şehrin bohem, sanatçı yanına ışık tutmakta…Jordaan, sanatçıların, öğrencilerin, iş insanlarının tercih ettiği, ağaçlıklı, sevimli bir yer. Bölgede yer alan çeşitli sanat galerileri ve sokakları süsleyen heykelleriyle açık hava müzesi gibi bir yer. Anna Frank’ın Evi yanında Lale’ydi, Peynir’di, manalı manasız bir sürü müze de burada. Amsterdam geleneksel müziğinin doğduğu yer olduğunu söylersek, buranın havası hakkında daha iyi bir fikir edinebilirsiniz. Çok iddialı bir de antika galerisi bulunmakta.

8- Yürüyün Bisiklete Binin

Amsterdam gerek diğer önemli Avrupa şehirlerine göre küçük ölçekli olması, gerekse kanallarla, parklarla süslenmiş olması nedeniyle yürüyüşe, ilgilenenler için bisikletle gezmeye çok uygun. Özel bisiklet yolları yayaların kafasını karıştırsa da bisikletliler için büyük rahatlık. Yürüyüş için Amsterdam Cenraal Station’dan başlayıp Dam boyunca yürüyüp oradan ister sola kıvrılıp Rembrantplein, Waterlooplein’e doğru gidebilirsiniz, isterseniz sağa kıvrılıp Çiçek Pazarından geçip Leidesplein ve Museumplein’e ulaşabilirsiniz. Şehrin ana damarlarını geze dolaşa keşfetmiş olacaksınız.

9.Kiliselere Göz Atın

Başka Avrupa ülkelerinde gayet şaşaalı kiliseler görmüş gezginler için Amsterdam müthiş seçenekler sunmuyor. Zaten çoğu önemli kilisesi de artık müze, sanat galerisi olarak kullanılmakta. Ama genelde Gotik-Rönesans esintili kiliselerden bazılarına göz atın derim. Bir kilise seçecekseniz, Amsterdam Centraal Station karşısındaki Basiliek van de Heilige Nicolaas’a öncelik verin; en azından şehirde hala amacına uygun kullanılan ender kiliselerden biri. Oude Kerk, Nieuwe Kerk diğer seçeneklerden.

10.Begijnhof

Amsterdam’ın en hareketli alış veriş bölgesinin ortasında yer alan bu sakin bölge 1346’dan beri bir ibadethane yerleşimi olarak faaliyet göstermekte. Ortaçağ Amsterdam’ından geriye kalanları görmek için mutlaka uğrayın. Giriş ücretsiz.

Amsterdam’da yapılacak  şeyler benim önceliğime göre böyle. Amsterdam b’r gezg’ne aradığı her ;ey’ veren bir yer. Onun için gerek bu yazıda bahsedilen gerekse buradaki sıralamaya giremeyen ama görmek isteyebileceğiniz diğer yerler için destani uzunluktaki Amsterdam Gezi Rehberi yazımıza göz atmanızı tavsiye ederim. Umarım yazdıklarım gezinizi kolaylaştırır. İyi gezmeler.

 

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Yorumunuzu Giiniz
Please enter your name here