Vietnam, tarihi ve farklı kültürü dışında muhteşem doğası ile de görülmeyi hak ediyor; Hanoi’ye gelmişken olmazsa olmaz yapılacak faaliyetlerden biri, Vietnam’ın kuzeydoğusunda Tonkin Körfezi’nde bulunan Halong Bay’i görmek. 

1553 kilometrekarelik bir alana yayılan ve milyonlarca yıl süren jeolojik oluşumlar sonucunda ortaya çıkan 2000 civarında kireç taşı adalar ve adacıklar müthiş bir manzara oluşturmuş. Dünya’nın yeni yedi doğa harikası arasında yer alan Halong Bay, “Indochine Filmi-1992” nden sonra dikkati çekmiş, 1994 yılında UNESCO Doğa Mirası Listesi’ne girerek korumaya alınmış.Halong Bay’i önce video ile gezmek isterseniz…

Bu doğa harikası oluşum  başka türlü açıklanamadığından olsa gerek bir efsanesi var; Vietnam denizden saldırıya uğradığında Tanrı, anne ejderha ve çocuklarını yardıma gönderiyor. Gökyüzünden inen ejderhaların düşmanın ilerlemesini engellemek amacıyla ağızlarından denize bıraktığı zümrütler, zaman içinde binlerce ada ve adacığa dönüşüyor. Savaşın kazanılmasından sonra ejderhalar gökyüzüne dönmeyerek anne ejderha Halong Bay’e, çocukları ise Bai Tu Long Bay’e yerleşiyor. Zaten adını da bu efsaneden alıyor; Halong, “Ejderhanın Denize İndiği Yer” anlamına geliyor.

Biz de Halong Bay’i programımıza alarak günübirlik ziyaret planlamıştık. Kaldığımız otelin tur görevlisi bizi 1 gece konaklamalı 2 günlük geziye katılmaya ikna etti ve kişi başı 80 Dolar’a anlaştık, pazarlığımıza havaalanı ulaşımımızı da (10 Dolar) dahil ettik. Ancak, Eski Kent’i gezerken 65 Dolar fiyat veren tur şirketlerinin de olduğunu gördük. Turu internetten almaya çalıştığınızda ise fiyat 150 Dolar’a kadar çıkabiliyor. Bu turlar Hanoi’nin en gözde turistik faaliyeti olduğundan profesyonel hale gelmiş, organizasyon bir sistem içinde işliyor. Turu Hanoi’den Ha Long kentine gelerek buradaki feribot iskelesinden kendiniz de alabilirsiniz. Ancak önerim; bu geziyi, Hanoi’ye geldikten sonra anlaşacağınız bir tur şirketi aracılığıyla gerçekleştirmeniz.
Halong Bay için en uygun zamanın Nisan ve Mayıs ayları olduğu ifade ediliyor. Biz 19 Şubat tarihinde gittik ama şansımıza güneşli ve güzel bir gündü.

Halong Bay Hanoi’ye 170 km uzaklıkta. Otelimizin önünden sabah 8.30 da başlayan yolculuğumuz 4 saat sürüyor. Yol boyunca uzanan pirinç tarlalarını ve çalışan köylüleri görüyoruz. Yeri gelmişken belirtelim, Vietnam, pirinç ihracatında Tayland’dan sonra ikinci sırada geliyor.

Geniş araziler üzerindeki daracık tünel evler dikkat çekiyor ve yol üzerindeki yerleşim yerlerinde özellikle (sarı renkli) resmi yapılarda Fransız mimarisinin etkisi görülüyor.
Dört   saatlik  yolda iki  kez mola veriliyor. Turistlere  satış yapmak  amacıyla  verildiğini  düşündüğüm  ikinci  mola yerinde  hediyelik  eşya satışı da yapılan büyük  bir dükkan var. Vietnam’a  özgü  iplikten  yapılan çok güzel tablolar ve hediyelik  eşyalar burada  başka yerde  gördüklerimizden  daha yüksek fiyata satılıyor.
Ha Long kentine kadar otobüs ile gidiliyor. Buradaki iskeleden yolcu feribotlarına binilerek 15-20 dakika sonra asıl teknelere geçiliyor.
Bizim turumuzdaki yolcular yapışık kardeşler şeklinde yan yana hareket eden iki tekne arasında dağıtıldı; Kamaramız kesinleşinceye kadar bir tekneden diğerine atlamamız başta can sıkıcı gelse de anılarımızda hoş bir macera olarak kaldı!
Kalacağımız tekne kesinleşince hemen kendimizi güverteye atarak nefis manzarayı izlemeye koyulduk. Bir masal dünyasının içinde olduğunuzu hissettiren bu düşler diyarında hangi masalın kahramanı olduğunuz artık sizin hayal gücünüze kalıyor. Sizi hayallerinizle baş başa bırakıyorum…
Kanoların bulunduğu istasyonda verilen molada kano ve kayık gezintisi yapılıyor. Kayıkla dolaştığımız ve büyülendiğimiz bölgenin eşsiz doğasını, hafızalarımıza kaydediyoruz.
Turlar genelde geleneksel, mütevazı teknelerle yapılıyor; arada yanımızdan daha lüks tekneler de geçiyordu.
Yüzen balıkçı köylerinden biri. Buradaki köylülerin temel geçim kaynağı balıkçılık ve turizm.
Gece bir çok teknenin konakladığı koyda sessizlik hakimdi. Halong Bay’in gece manzarası ve bu manzaranın yaşattığı duygular da yine kelimelere sığmayacak güzellikteydi.
Tekne turlarının Vietnam yemeklerini denemek için de büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Çok çeşitli ve seçenekli sunulan yemeklerin lezzetinden pek memnun kaldık; korktuğumuz başımıza gelmedi. Pilav, sebze gibi tadı yalın yiyecekleri de Şili biberinden yapılan acı biber sosu ile tatlandırarak kendi çözümümü buldum, sos canavarı olarak sofradaki sosları sildim süpürdüm. Ancak tesadüfen karşılaştığımız ve başka bir tekne ile seyahat eden Gaziantepli hemşerilerimiz bizimle aynı fikirde değildi… Vietnam yemekleri ile ilgili ayrıntılı bilgiyi genel Vietnam Rehberi yazımızda paylaşacağız.
Turlarda körfezdeki bazı ada ( en popüleri Cat-Ba, Titov,…) ve mağaralar (Hung Sung Sot, Hang Trinh Nu, Hang Bo Nau,..) da gezi kapsamındaymış ama bizim turumuzda nedense bu mağara ve adalar yoktu.
Bu geziyle ilgili tek içimde ukde kalan nokta erken uyanıp, güneşin doğuşunu yakalayamamak oldu. Bunun dışında her şey mükemmeldi.
Halong Bay, uzun ve tempolu Uzak Doğu seyahatimizde bize terapi gibi geldi; gözümüz ve ruhumuz dinlendi. Dünyanın yeni yedi harikasından Halong Bay’i görmek için bile Vietnam’a gelmeye değer diyor başka da bir şey demiyorum!

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Please enter your comment!
Please enter your name here