Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doğduğu, büyüdüğü köy burası. Köyün ortasında, Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin de içinde yer aldığı inanılmaz bir külliye sizi karşılıyor. Mimarisi ve içeride sergilenenler bildiğiniz müze anlayışının çok ötesinde.

Külliyede neler mi var? Ferah bir namazgah, cami, çim alanda taş yürüyüş yolları, rengarenk Isparta gülleri, devasa çam ve meyve ağaçları, havuzlar, havuzlarda heykeller, çeşmeler, kütüphane, Demirel ailesinin müze evi, Demokrasi ve Kalkınma Müzesi, küçük kafeler, …..

Namazgah ve camiyi geçip Külliye bahçesinden girince hemen karşınızda Demokrasi ve Kalkınma Müzesi var. Müzenin giriş kapısının üstünde Cumhurbaşkanlığı Forsu buluyor.

Müze kapısından girince, Süleyman Demirel’in balmumu heykeli şapkası ile sizi selamlıyor. Bu heykel Yılmaz Büyükerşen tarafından hediye edilmiş.

Müzede Süleyman Demirel’e ait her şey var. Diplomalarından cübbesine, verilen hediyelerden kullandığı eşyalara kadar.

Ortadaki geniş sergi alanının etrafındaki girintili çıkıntılı küçük koridorlardan oluşuyor müze. Yüksek tavanlı, taş duvarlı ve çok iyi aydınlatılmış. Her bölümün ortasında camekanlar içinde sergilenen eşyalar çok iyi yerleştirilmiş. Duvarlarda ise 1950 sonrası döneme ilişkin bol resim ve açıklama var. Gezerken; hem mekanın ferahlığı, hem sergilenenlerin ilginçliğine kendinizi kaptırıp, bir şey atladım mı? Şuradakileri görmüş müydüm? duyguları içinde; ihtilaller, hükümetler, barajlar, köprüler, iç ve dış siyasi ve ekonomik olaylara ait resimlerin eşliğinde, yakın dönem Cumhuriyet tarihinde yolculuk yapıyorsunuz.

Hafızamda; zarif ve sessiz siyasetçi eşi olarak eşinin yanında yeraldığını hatırladığım Nazmiye Hanımın ayakkabı ve çantası görüyor sergilenen eşyalar arasında.

Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesinin web sayfasında yer alan misyonlarından biri; “Cumhuriyet ve demokrasi sayesinde köyden bir cumhurbaşkanı çıkabileceği örneğini göstermek”, olarak ifade edilmiş.

Müzeyi ve ardından külliyenin diğer bölümlerini gezdikten sonra, tam da bu duygular ile ayrıldım. Hatta ayrılmayıp, saatlerce külliyenin bahçesinde ağaçlar altında, güller arasında oturmak geldi içimden.

Meraklısına; Külliye, 17 dönümlük bir alan üzerine kurulmuş ve 6 bin metrekare kapalı alanı bulunmaktaymış. 1990 yılında yapımına başlanan Külliye ve müze 26 Ekim 2014 günü törenle hizmete açılmış ve Demirel Vakfına bağlı olarak hizmet veriyormuş. Özel Müze Statüsünde olan Müze, Demirel Vakfı Başkanı Şevket Demirel (Süleyman Demirel’in kardeşi ve işadamı) ve kızları Nihan Atasagun, Binhan Kesici ve Neslihan Demirel tarafından inşa ve restore edilmekte, bakım-onarımları yapılmakta ve tüm işletimi sağlanmaktaymış. Özel Müze deneyim ve birikimleri bulunan Vehbi Koç ve İnan Kıraç Ailesinden gelen bir teknik ekip ile birlikte 2010 yılından itibaren külliye ve müzede önemli ek ve değişikler, teşhir-tanzimler gerçekleştirilmiş.

Külliyede bulunan koleksiyonlar;  Süleyman Demirel’in kendi kütüphanesinde bulunan 46.000 kitap,  126.000 fotoğraf,  8.000 hediye eşya,  4.000 tablo,  6.000 teyp ve video kaset,  500 giyim-kuşam malzemesi ve halı-kilim ile  başka müzelerde ve kütüphanelerde aransa da bulunamayacak, 10.000 klasör dolusu 6 milyon dokümandan oluşmakta imiş. Kütüphane; ilk, orta ve lise öğrencilerine değil, yetişkinlere hitap ediyormuş ve kütüphaneden dışarıya kitap verilmiyormuş.

Demirel Külliyesinde bulunan müzeler, kütüphane, cami, namazgah, gasilhane, restoran, mescit, sanat merkezi, lojman, İslamköy Mezarlığı, helikopter pisti, 9. Cumhurbaşkanının kabrinin bulunduğu Çalca Tepe ve göletleri Demirel Vakfının hizmet kapsamında imiş.

Külliye yapılırken; çevresindeki dokuz ev satın alınmış, restore edilmiş, yeni fonksiyonlar verilerek hem külliye ve İslamköy hem de Isparta ve Atabey çevresi için çekim merkezi olabilecek yeni bir kültür ve turizm alanı yaratılması amaçlanmış.

Satın alınan bu evlerde oturanlara, kendi evlerinin değerlerinin çok üstünde olmak üzere yeni ev ve mandıralar inşa edilmiş; aileler hem İslamköy’den koparılmamışlar hem de külliyeye manevi bağlılıkları sağlanmış.

Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü ile Demirel Vakfı Başkanının imzaladıkları bir protokol doğrultusunda külliye akademik bir ortama da dönüştürülmüş. Üniversitenin “Süleyman Demirel Liderlik Araştırma ve Uygulama Merkezine” külliye içinde bir bina tahsis edilmiş. Bu Enstitü, öğrencileriyle her hafta külliyede dersler yapıyormuş ve lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri müzede bilimsel araştırmalar yapabiliyormuş.

Müze, hem haftanın 7 günü hem de tüm bayramlarda ziyarete açık.

Demirel Ailesinin evi, 1920 yılında yapılmış ve 1979 yılına kadar kullanılmış. Şimdi aslına bağlı olarak restore edilmiş ve etnografik bir müze olarak gezilebiliyor. Sergilenen tüm nesneler, Demirel Ailesinin kullanmış oldukları eşyalar ve araç-gereçlermiş.

Süleyman Demirel’in İslamköy’de defnedildiği mezar yeri, Çalca Tepe’de. 2003 yılında yeri belirlenmiş ve 2004 yılında hazırlanmış.

Çim halı ile kaplanmış bir alanın ortasında, toprak bir yükselti ve üzerinde solmuş karanfiller vardı. Demirel için düşündüğümden çok daha mütevazı bir kabir burası.

Yukarıda proje resmi görülen anıt mezarın yapılacağı tepedeki 650 dekar alan, çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ve Demirel Külliyesi’ni, İslamköy’ü ve Isparta’yı da kuş bakışı görüyor.

Yolunuzu düşürürseniz İslamköy’e; hem köydeki külliye, hem Çalca Tepe’deki mezarlık sade bir zarafet ile sizi şaşırtacaktır. Süleyman Demirel’e ilişkin hangi duygular ile giderseniz gidin, 1950 sonrası Türkiye’nin serencamını görüp etkilenmiş döneceksiniz.

Hem belki de, bizim tesadüfen köy meydanında rastladığımız gibi bir düğüne denk gelirsiniz. Düğün sahipleri yüz kişilik grubumuza yemek ikram etti. Hem de biz çekingen davranınca, düğün sahipleri, “misafir kendi rızkını getirir” “yemek biterse yeniden yapılır” dediler. Anadolu insanının cömert yüreği ile eşsiz konukseverliğini sergilediler.

Yazının son sözü; Müzenin girişinde yer alan bir mermer levhada yazılı bulunan ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e ait aşağıdaki satırlar olsun…

“Karşılaştığımız sorunların,

Cinsi, sayısı, ciddiyeti ne olursa olsun;

Onların altında ezilemeyiz!

Ufkumuzu karatamayız!

Geleceğimizden şüpheye düşemeyiz!

Devletimize ve demokrasiye olan inancımızı kaybedemeyiz!

Demokrasiden cayamayız!

Çare yerine, çaresizliğe talip olamayız!

ÇARE VARDIR…

VE BU ÇARE DEMOKRASİNİN İÇİNDEDİR.

Süleyman DEMİREL (1924-2015)

Kaynakça;

Demirelvakfı.org

Isparta İl Kültür Turizm Müdürlüğü web sitesi

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Yorumunuzu Giiniz
Please enter your name here