Hurghada, Kızıldeniz’in inci kolyesi, 15 mil (24 km) uzunluğundaki sahili, harika plajları, çok uygun fiyatlı lüks otelleri, su sporları merkezleri ile her mevsim tatil yapılabilecek özel bir belde… Bu özellikleri, 1990’lara kadar küçük bir balıkçı kasabası olan Hurghada’yı,  Mısır’da en fazla turist çeken bir tatil bölgesine dönüştürmüş.

Hurghada’nın Mısır’da, Afrika’da, Orta Doğu’da, diğer bir deyişle, dünyanın en eski ve önemli medeniyetlerinin beşiğinde, Arap kültürü ile sadece deniz-güneş tatilinin ötesinde bir anlamı var… Bizim için de Afrika kıtasında bir Arap ülkesi olarak farklı bir kültürel ve coğrafi yere sahipti.

15 Kasım 2015 tarihindeki uçuşumuzdan tam 15 gün önce Şarm El Seyh’ten St. Petersburg’a giden turist dolu  Rus uçağı düşürüldü. THY bu nedenle Şarm El Seyh uçuşunu bir gün sonrasına erteledi. Bu durum grubumuzda yola çıkma konusunda biraz tereddüt yaramış olsa da sonbaharda sıcak bir ülkede gezmek hayali çok çekici idi. Hurghada’da gördüklerimiz ve yaşadıklarımız beklentilerimizin çok üzerinde oldu. 8 gün dolu dolu gezmemize rağmen ayırmış olduğumuz zaman yetersiz kaldı. Hurghada’yı programlarına alacak gezginlere önerimiz, burayı 2-3 günlük deniz-güneş tatili geçirilecek küçük bir sahil kasabası olarak düşünmek yerine diğer aktiveleri de gerçekleştirebilecekleri bir yer olarak ele almaları ve zaman planlamasını buna göre yapmalarıdır.

Niçin Hurghada

*Çoğunluğu Kızıldeniz kıyısında yer alan 100’den fazla sayıda otel, harika plajları ve yapılacak çeşitli etkinlikler bulunmaktadır. Yıl boyunca her mevsim tatil yapılabilecek olan Hurghada’da Kızıldeniz’de dalmak isteyen her düzeydeki dalgıçlara çok sayıdaki Scuba Diving okulları ile hizmet verilmektedir.

*Diğer yandan tarih ve kültür keyfi yaşatmaktadır. Mısır Piramitlerinden sonra en çok turist çeken yerler olan Luxor ve Aswan tarihi bölgelerine ulaşılabilir bir mesafede yer almaktadır.

*Hurghada’ya gitmek için dalgıç olmanız gerekmiyor. Kızıldeniz’de tekne gezintisi, snorkel ile veya snorkelsiz yüzmek, denizaltı ile balık ve bitkileri görmek, güzel bir havada rüya gibi plajlarda uzanmak, ayrıca Nil Nehri’nde gece gemide kalmalı veya günlük Nil turu yapmak ve çöl safarisi tercihleriniz arasında yer alabilir.

*Ayrıca balayı turları arayanlar, Miami, Maldivler, Bali, Tayland, Cancun gibi ulaşımı çok uzak yurt dışı turlar arayacaklarına hem yakın, hem uygun fiyatlarla 3 veya 4 günlük güneş-deniz tatili yapabilir, özel balayı fotoğraf çekimlerini bu doğa harikası yerde gerçekleştirebilirler.

*Hurghada çok uygun fiyatla deniz-güneş tatili yapabileceğiniz bir şehir. Herşey dahil oteller, apartlar da Türkiye’den çok daha uygun fiyatlarda…

*Ayrıca Şarm El Seyh sadece turistik otellerle dolu deniz kenarı bir bölge iken Hurgada’da bir şehir merkezi bulunmakta, Mısır halkının günlük yaşamını ve kültürünü bir parça tanıma şansı da bulunmakta…

*Ulaşım çok kolay; sadece 3 saatte İstanbul’dan direk uçuş ile ulaşabiliyorsunuz.

*Alışveriş yapmak isterseniz -pazarlık yapmak şartı ile- uygun fiyatlar bulabilirsiniz.

*Son dönemde güvenlik ile ilgili konular tartışılmakla birlikte uçağın düşürüldüğü hafta bile oteller, yollar ve turlar turistlerle dolu idi. Rus, Alman ve Kuzey Avrupalı turistlerce çok tercih ediliyor. Yunan Adalarına veya Atina’ya gittiniz zaman kendinizi Türkiye’de dolaşıyor gibi hissediyor ve her köşede kulağınıza Türkçe çalınırken, burada sokakta Türklere rastlamanız küçük bir ihtimal dahilinde…

Hurghada’ya Ulaşım

Hurghada’ya THY ve Pegasus Havayolları’nın haftanın 5 günü direkt uçuşu bulunmakta ve yolculuk sadece 3 saat sürmektedir. Kasım ayının ortalarında ülkemizde kışlık botlar ve kabanlarla dolaşıyorduk. Bavulumuza sadece mayo ve yazlık kıyafetlerimizi yerleştirirken bile sıcak bir iklime gitmenin mutluluğu içimizi ılıtmaya başlamıştı.

Saat 23.15’te kalkan uçağımız tamamen doluydu. Gece yarısı 02.30 civarında Hurghada’nın küçücük havaalanına ulaştık. Vize almamız gerekmemişti. Pasaport kontrolü öncesi sadece ülkeye giriş formu doldurduk ve kısa sürede pasaport kontrolünden geçtik.

Otele Ulaşım (Taksi Şoförlerine Dikkat) ve Otelimiz

Uçakta yanımda oturan Alman genci ile Hurghada hakkında sohbet ederken “taksi şoförlerine dikkat edin anlaştığınız fiyattan paranızı verin ve tartışmaya girmeden hemen uzaklaşın” diye uyarmıştı. Bu durumu havaalanında daha ilk taksi deneyimimizde yaşadık. Bir taksi ile 20 Dolara anlaştık; taksiye bindik ve daha havaalanından çıkmadan taksi şoförü otopark ücreti nedeni ile 10 Dolar daha vermemiz gerektiğini söyledi. İtiraz edince de bağırmaya başladı. Sonunda 5 Dolar fazla vermek zorunda kaldık. Otelimiz havaalanına 7 km uzaklıkta olduğundan makul fiyat aslında 10 dolar idi.

Hurghada 3 ana bölgeden oluşmakta; El Dahar eski şehir bölgesi, Sakkala yeni ve modern turizm merkezi, Sahl Hasheed ise otel, alışveriş merkezleri ve mağazalardan oluşmakta. Otelimiz “Bel Air Azur Resort” Sakkala’da önemli bir cadde olan Sheraton Caddesi’nde, deniz kenarında 4 yıldızlı bir otel. Otelimizin bir özelliği de “Adult Hotel” olması; sadece yetişkinleri kabul eden bir otel. Hayatımda ilk kez böyle bir otelde kaldım. Mısır’da hijyen nedeni ile dışarıda yemek yemenin riskli olacağını düşünerek herşey dahil hizmet veren bir otel tercih etmiştik. İyi de yapmışız. Otelin açık büfe yemekleri çeşit olarak zengin ve lezzetliydi. Mısır mutfağının yanı sıra dünya mutfağından da lezzetler boldu. Biz öncelikle Mısır mutfağını denedik. Yemekler ve kullanılan baharatlar damak tadımıza uygundu.

Otele odalarımıza yerleştik; güneş doğar doğmaz da hemen sahile inip kendimizi Kızıldeniz’in ılık sularına bıraktık.

GEZİLECEK YERLER

Luxor ve Nil Gezisi

Otelin karşısındaki bir seyahat acentasından tüm turlarımızı satın aldık. Otelden de aynı turları alabilirdik, ancak dışarıdaki acenta bize hem güven verdi, hem de daha uygun fiyatlar önerdi.

İlk destinasyonumuz olan Luxor’a gitmek üzere sabaha karşı bir otobüs bizi otelimizden aldı; yol üzerinde diğer otellerden de binen turistler ile otobüs tamamen doldu. Yolda kahvaltı için durduğumuz mola yerinde otobüsten iner inmez çevremizi satıcılar sardı. Bir arkadaşımız bir örtünün fiyatını sorduğu andan itibaren satıcı yanımızdan bir an bile ayrılmadı. Örtünün fiyatını 10 Dolar demişti; hiçbirimiz almayınca tam otobüse binerken 3 Dolara indi. Örtü 10 Dolara alınmazdı, ama 3 Dolara da almamak olmazdı. Hemen örtülerin içine daldık ve birer ikişer satın aldık.

Luxor’un merkezinde bugüne kadar dünyada yapılmış en büyük tapınak olan Karnak Tapınağı’na girdik. Karnak’ın yapımı 2000 yıl sürmüş; çok büyük ve görkemli bir tapınaklar şehri. Burası Mısır Piramitleri kadar ilgi gören ve Mısır’da en çok ziyaret edilen ikinci turistik bölge özelliğine sahip.

Karnak Tapınağında tek parça dikili taşlar yer almakta. Buradan götürülen dikili taşlardan bir tanesi İstanbul Sultanahmet’te, bir tanesi Amerika’da Washington DC’de, diğeri de Paris’te bulunmaktadır.

Karnak Tapınağı ziyaretinden sonra bir tekne ile Nil Nehri’nin karşı tarafında yer alan Hapsetsut Tapınağı’na gittik. Hapşetsut Mısır’ın tek kadın firavunuymuş. Çok güçlü bir kadın olan Hapstsut ülkeyi başarı ile yönetmiş ve refahı arttırmış. Erkek kıyafetleri giyip sakal takarmış. Yüksek bir yere inşa edilen tapınağın haşmetli bir görünüşü vardı.

Anıtkabir mimarisinde eski Mısır tapınaklarından, özellikle de Karnak’tan etkilenilmiş olduğu bazı kaynaklarda belirtilmektedir. Eski Mısır tapınaklarında görülen düz masif kolonlar, tapınağa giden sfenksli yollar ve lahit odası benzer şekilde Anıtkabir’de de yer almaktadır. Sadece Karnak değil, Hapsetsut Tapınağı’nın mimarisi de Anıtkabir’i anımsatmaktadır. Bu esinlenme Anıtkabir rehberinde de belirtilmiştir (www.anıtkabir.org. Erişim Tarihi: 17-12-2015)

Hapşepsut Tapınağı sonrasında Kraliçeler Vadisinde yer alan üç mezarı gezdik. Mezarlardaki mumyalar tabi ki dünyaca ünlü müzelere taşınmış. Mezarlar duvarlarındaki resimler, içerisi ve vadi yine de görmeye değer.

Luxor gezisinin sonunda Nil Nehri üzerinde Mısır’a özgü meyve çayı içerek güneşin batışını izledik.

Marina ve Eski Pazar

Ertesi gün Marina’ya gitmek için otelin önünden taksiye binmek istedik. Taksiciye Marinaya gitmek istediğimizi söyledik. Marina aslında otelimize çok yakındı. Taksi şoförü kendince akıllıca davranarak bize daha uzun bir tur önerdi. “Sizi önce eski pazara, sonra meyve pazarına, daha sonra da Marinaya götüreyim” dedi. Bize de yerel pazar görmek cazip geldi ve taksiye atladık.

Eski pazarda az sayıda hediyelik eşya ve takı satan dükkanlar vardı. Bize çok orijinal gelmedi. Asıl ilginç olan bizim pazarlarımıza benzeyen sebze-meyve pazarıydı. Çeşit çeşit meyve ve sebzenin olduğu pazara adım atar atmaz etrafımızı kara sinekler sardı. Satılmak üzere yüksek yere asılmış etlerin çevresi sineklerle kaplıydı. Bizim kasapta satılan etler burada pazarda açıkta satılıyordu. Pazarda bizim için ilginç olan diğer bir şey ise, sokakta ilk kez Mısırlı kadın görmüş olmaktı. Tahmin edilebileceği gibi, turistik kasabada kadınlar ya evlerde ya da pazardalar. Ne otelde çalışan, ne de sokakta yürüyen kadın görmemiştik o ana kadar…

Dönüşte şoför bizi Marinaya götürdü; her Marinada olduğu gibi lüks tekneler, şık kafeler ve mağazalar arasında dolaştık. Marina’nın hemen yanında Hurghada’nın tek ve çok büyük camisi Al Mina Cami bulunmakta.

Hurghada

Şehirdeki ikinci önemli dini yapı olan Kıpti Katedrali Saint Shenouda şehrin özgün yapıları arasında. Katedral eski şehir El Dahar bölgesinde.

Hurghada-Church

Giftun Adası

Giftun Adaları Hurghada’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında…Bölge koruma altında 2 adadan oluşuyor. Büyük ada Giftun Kebir halka açık; küçük Giftun ise askeri bölge olarak ziyarete kapalı. Giftun Kebir’e Marinadan tekne ile 45 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğu ile ulaşılıyor.

Ada denizin ortasında bir çöl gibi. Adanın ortasında sadece bir palmiye ağacı, kumsalı, berrak ve masmavi bir denizi var. Tekneyle ilerlerken denize atlayıp yaptığımız snorkel dalışları ile çok keyifli zaman geçirdik. Rengarenk balıklarla birlikte yüzdük.

Halka açık adada iki özel plaj var; Paradise ve Mahmya Plajları. Her iki plajda da güzel düzenlenmiş restoranlar ve şezlonglar var. İki plaj birbirinden sınırlar ile ayrılmış; ikisinin ortasındaki plaj ise ücretsiz. Satın alacağınız turun program ve fiyatı gideceğiniz plaja göre değişiklik göstermekte. Paradise ve Mahmya Plajlarına yapılan tekne turlarının fiyatları 40-50 Dolar civarında. Bu turda yemek plajdaki restoranda yenmekte. Bizim aldığımız tur için 15 Dolar ödedik. Yemeğimizi teknede yedik ve şezlong kullanmadık. Tekne ile gelirken yolda iki kez şnorkelle dalış yaptık; adada 1,5 saat kalıp ücretsiz plajda yüzdük ve incecik kumların üzerinde oturduk; bu da çok keyifliydi.

Denizaltı ile Kızıldeniz

Sonraki gün Simbat şirketinin Afrika ve Ortadoğu’da tek olan denizaltısı ile dalış programı yaptık. Yarım gün süren bu program için kişi başı ödediğimiz 50 Dolar yüksek bir rakam gibi görünmekle birlikte, bu gezi hayatımızda yaşadığımız en ilginç deneyimler arasına girdi. Otelden taksi ile denizaltıya bizi götürecek olan teknenin kalkacağı iskeleye gittik. İskelenin üstü kapatılmış, içerisi balıklar ve resiflerle çok güzel dekore edilmiş. Oraya yanaşan üstü açık bir tekne bizi denizin ortasında başka bir iskeleye götürdü. Birden iskelenin yanında bir denizaltı su yüzeyine çıktı. Denizaltına üstten dar bir kuleden indik.

Denizaltının yuvarlak camlarının önüne oturduk. Derine inince çevremizi rengarenk ve farklı boylarda balıklar sardı. Bir dalgıç pencerelerin önünde balıklara yem verince camların önü balıklarla doldu. Denizin altında ilerlerken bir tekne batığı gördük. Böyle geziler için özel olarak mı batırıldı, yoksa gerçekten eski bir batık mı; anlayamadık. Tüple dalamadığımız için denizin altını bu şekilde görme şansımız olmayacaktı. Böylece Kızıldeniz’in derinliklerinde rengarenk balıkları ve resifleri görmüş olmak ayrı bir heyecan verdi.

Kum Müzesi

Programımızda öğleden sonra Kum Müzesi yer almaktaydı. İnternette Hurghada’da gezilecek yerleri araştırırken Kum Müzesi’ni görmüştük. Daha önce böyle bir yer görmediğimiz için ilginç olacağını düşündük. Öyle de oldu. Müze sadece kum ve su ile yapılmış çok büyük heykellerden oluşuyor ve heykeller açık havada sergileniyordu. Müzenin giriş ücreti 10 Dolardı. Kapıda ücreti öderken yanımıza bir genç geldi ve Türkçe konuşmaya başladı.

Orhan müzenin fotoğrafçıymış. Ondan müze müdürünün de Türk olduğunu öğrenince çok şaşırdık. Müzenin sahibi Vahdet bey ile tanıştık; bize özel Türk indirimi yaptı ve müzeyi kendisi gezdirdi. Benzeri bir müzeyi Portekiz’de gördüğünü, Mısır’da yağmur yağmadığı için buraya böyle bir müze yaptırmış olduğunu anlattı.

Heykelller alanında ünlü sanatçılara yaptırılmış. İstanbul’un fethini konu alan bir heykel de müzede yerini almış.

Hurghada’da Nelere Dikkat Etmeliyiz (Kişisel Önerilerim)

Mısır’ın para birimi Mısır Poundu. Birçok ülkede hemen havaalanında paranızı bozdurup otele ulaşımınızda yerel para kullanırsınız. Mısır’da Dolar ve Euro hemen her yerde geçerli. Küçük dükkanlarda, sigara alırken bile hangi para ile ödeyeceğinizi soruyorlar ve üç para birimi ile fiyat veriyorlar. Her dükkan sahibi kendine göre bir kurdan fiyat veriyor. Bu nedenle, her para birimi geçse bile, paranızı Mısır pounduna çevirip yerel para ile ödeme yapmanız daha avantajlı olabilir.

Taksiye binmeden önce mutlaka sıkı pazarlık yapılmalı; ayrıca büyük para verip parayı onların bozmasını bekleyip sıkıntı yaşamayın. Taksi şoförleri yolculuk sırsında saatlerce cep telefonları ile yüksek sesle konuşabilirler, arabada sigara içebilirler, çekirdek çitleyebilirler, hanımsanız ön koltuğa geçmenizi teklif edebilirler. Bunlar bizim yaşadıklarımız; daha farklı deneyimler yaşayanlar da vardır eminim. Bunlara takılıp sinirlerinizi bozmayın.

Turistik bir şehir olmasına rağmen çok az sayıda çalışan Mısırlı kadın gördük; sokakta yürüyen kadına bile rastlamadık diyebiliriz.

Sokakta, alışverişte ve otelde herkes nereli olduğunuzu soruyorlar; Türk olduğumuzu duyunca önce “biz Türkleri çok severiz” diyorlar. İkinci cümle “Hasan Saş Yavaş Yavaş” oluyor. Önceleri güldük, sonra niçin böyle dediklerini sorduk. Bazıları güldü, bazıları ise anlamını bilmediklerini söylediler. Gülüşlerinden çok hoş bir anlamı olmadığı seziliyordu.

Tek başına seyahat eden hanım turistlerin burada sıkıntı yaşayacaklarını deneyimlerimiz ile anladık. Yabancı İnternet sitelerinde de hanım turistlere uyarılarda bulunulduğunu okudum. Hanımların mutlaka yanlarında erkeklerle veya organize turlar ile seyahat etmelerinin uygun olacağını düşünüyorum.

Alışveriş

Fiyat araştırması yapmadan bir şey satın almayın! Zira satışta birinci ilkeleri turist kazıklama… En az 3 dükkana sorup en düşük fiyatın üçte birine istediğiniz ürünü satın alabilirsiniz. 6 kişi bol bol alışveriş yaptığımız için bu konuda önemli deneyim kazandık.

Yurt dışı gezilerimde büyük markaların olduğu alışveriş merkezlerine mümkün olduğu kadar girmemeye çalışıyorum. Alışveriş için fazla zaman ayırmak da istemiyorum. Genellikle ülkelere özgü ürünler almayı tercih ederim. Mısır’da hiyeroglif ile adınızı yazdırabileceğiniz bileklik şeklinde kartuşlar, yerel desenli elbiseler, şallar ve pareolar alınabilir. Tabi ki papirüsler ve her ülkeden aldığımız magnetleri de unutmayalım.

Mısır’ın kutsal böceği olan Skrabe (Bok Böceği) yaradılış, üreme, reenkarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenme anlamına gelmektedir. Mısır’da sıkça bu böceğe rastlayacaksınız. Bu böceğin biblo ve takılarının yanı sıra, Tanrı Ra’nın gözü, Nefertiti sembollü objeler ve mercan lapis gibi değerli taşlardan yapılan takılar alınabilir.

Hurghada’da yeterli zamanımız olduğu için keyifle küçük ve otantik dükkanlardan alışveriş yaptık. Benim alışveriş tercihlerim aşağıdaki fotoğrafta yer almaktadır.

Hurghada’da Yapamadıklarımız

Hurghada’da 8 gün kalmamız ve sürekli aktif olmamıza rağmen yapamadıklarımız:

Çölde safari
Akvaryum gezisi
El Gauna Bölgesi gezisi
Mısır gece eğlencesi (Hanımların gidebileceği eğlence yerlerine ilişkin bir araştırmamız ve fikrimiz yok, olabileceğini de sanmıyorum. Otelde düzenlenen Mısır’a özgü gösteriler bize yeterli geldi).

Yorumunuzu Buraya Yazabilirsiniz

Please enter your comment!
Please enter your name here